English-Turkish translations for recover:

iyileştirmek · kurtarmak · iyileşmek · kurtulmak · almak · toplamak · geri almak · other translations

recover iyileştirmek

Recovered a short while ago.

Kısa bir süre önce iyileşti.

It seems like a miracle how quickly he's recovering.

Bu kadar hızlı iyileşmesi mucize gibi sanki.

But she's in the hospital, she's fine, recovering nicely.

Ama şimdi hastanede ve durumu iyi, iyileşiyor..

Click to see more example sentences
recover kurtarmak

We've recovered a stolen vehicle registered in his name.

Onun adına kayıtlı çalınmış bir araç kurtardık.

Sometimes it takes a while to recover from that.

Bazen bir süre alır o kurtarmak için.

And they took. The recover

Ve onlar aldı, kurtarmak

Click to see more example sentences
recover iyileşmek

Use it to recover and to take a step back.

Bunu iyileşmek ve bir adım geri atmak için kullanın.

I've recovered, sweetheart.

Ben iyileştim, tatlım.

She'll need time to recover several days, at least.

İyileşmek için zaman ihtiyacı var en azından, bir kaç güne.

Click to see more example sentences
recover kurtulmak

But she'll recover mentally?

Ama zihinsel olarak kurtulacak?

No one recovers from Iverson's disease.

Hiç kimse Iverson hastalığından kurtulamaz.

Defrosting, but he'll recover.

Buzlarını eritiyor, ama kurtulacak.

recover almak

Those files are private property, and I'm here to recover them.

O belgeler özel mülktür ve ben de onları geri almak için buradayım.

You came back here to recover a murder weapon.

Buraya cinayet silahını geri almak için geldin.

Sometimes it takes a while to recover from that.

Bazen bir süre alır o kurtarmak için.

recover toplamak

C.S.U. recovered the slugs from Maya Santori and Chloe Whitman's place.

Olay Yeri, Maya Santori ve Chloe Whitman'ın evlerindeki kovanları toplamış.

Forensics recovered the casings.

Adli tıp ekibi kovanları topladılar.

recover geri almak

Those files are private property, and I'm here to recover them.

O belgeler özel mülktür ve ben de onları geri almak için buradayım.

You came back here to recover a murder weapon.

Buraya cinayet silahını geri almak için geldin.