red headed

Drain cleaner, hydrochloric acid, match heads for red phosphorus ether and of course, the cold medicine.

Tortu temizleyici, hidroklorik asit, kırmızı fosfor için kibrit başları eter, ve tabii ki, soğuk algınlığı ilaçları.

Like a bowl of big red baby heads.

Kızıl bebek kafası gibi, koca bir kase.

A late model red sedan headed towards Commerce.

Son model bir kırmızı Sedan Commerce'ye doğru gidiyor.

A late-model red sedan headed towards Commerce.

Eski model bir kırmızı Sedan Commerce'ye doğru gidiyor.

Hey, there's a red-headed cow outside.

Hey, dışarıda kızıl bir inek var.

That red-headed chick that hates me gonna be there?

O benden nefret eden kızıl piliç de orada olacak mı?

Red sedan heading south.

Güneye giden kırmızı sedan.

A red-headed colleen, no doubt.

Kızıl kafalı bir İrlandalı, şüphe yok.

The red-headed cow isn't real.

Kızıl" inek gerçek değil.

Tim Scottson, little red-headed twerp.

Tim Scottson, küçük kızıl piç.