English-Turkish translations for red:

kırmızı, kırmız · kızarmış, kızıl · kızıl saçlı · kırmızı renk · al · kırmızılık · değersiz · kırmızı boya · pembe · kızıllar · kırmızılı · alyuvar · kızgın · rus · other translations

We also found translations for word red in Turkish.

red kırmızı, kırmız

And always remember, my brother: one fish, two fish, red fish, blue fish.

Ve her zaman hatırla kardeş: Bir balık, iki balık, kırmızı balık, mavı balık.

It's a very nice red wine.

Oldukça güzel bir kırmızı şarap.

Red, hold up a second.

Kırmızı, bekle bir saniye.

Click to see more example sentences
red kızarmış, kızıl

Red, there's something really important that I need to tell you.

Kızıl, sana söylemem gereken çok önemli bir şey var.

The Red Queen asked me to dinner.

Kızıl Kraliçe beni yemeğe davet etti.

You little Red Dog, aren't ya?

Küçük Kızıl Köpek, değil mi?

Click to see more example sentences
red kızıl saçlı

This is my favorite doll, called Lucy. And my favorite bit about Lucy is her crazy, crazy red hair.

En sevdiğim bebeğimin adı Lucy ve onun en sevdiğim şeyi bu çılgın, çılgın kızıl saçları.

It's just that her hair is red!

Sadece onun saçları kızıl o kadar!

And then there's Allie, little girl with the red hair.

Ve sonra Allie, kırmızı saçlı olan küçük bir kız var.

Click to see more example sentences
red kırmızı renk

'Cause they're red, white, and blue

Çünkü renkleri kırmızı, beyaz ve mavi.

It's red. That's a cool color.

Kırmızı bu çok güzel bir renk.

There are voices and colors, blue and red.

Sesler ve renkler var, kırmızı ve mavi.

Click to see more example sentences
red al

That's why I bought a present for Red and I'm sure he has one for me.

Bu yüzden Red için bir hediye aldım ve eminim ki o da bana bir tane almıştır.

Then take a red envelope for good luck

Sonra iyi şans için kırmızı bir zarf al.

Red, get a new jacket.

Red, yeni bir ceket al.

Click to see more example sentences
red kırmızılık

And it's red for you.

Ve kırmızısı senin için.

I painted it blood red and dark yellow. And a green billiard table in the middle.

Kan kırmızısı ve koyu sarı boyadım ve tam ortada yeşil bir bilardo masası.

Three thousand, red.

Kırmızıya üç bin.

Click to see more example sentences
red değersiz

You're not Red John.

Sen Red John değilsin.

You're not hunting Red John, you're protecting him.

Sen Red John'un peşinde değilsin, sen onu koruyorsun.

Well, if Smith isn't Red John

Eğer Smith Red John değilse

Click to see more example sentences
red kırmızı boya

The same suit but painted red, white and blue, look at that.

Aynı zırh ama kırmızı, beyaz ve mavi boyalı. Şu işe bakın.

Red and white paint is pretty nice.

Kırmızı ve beyaz boya çok güzel olur.

It's just red paint.

Kırmızı boya var sadece.

Click to see more example sentences
red pembe

This is red, isn't it?

Bu pembe, değil mi?

Red, green, blue, yellow, orange, baby blue, purple, pink, mauve, gold, brown, mocha, avocado, adobe gold!

Kırmızı, yeşil, mavi, sarı, süt mavisi mor, pembe, leylak, altın sarısı, kahverengi, kahve, avokado, kerpiç!

Yellow, red, pink.

Sarı, kırmızı, pembe.

Click to see more example sentences
red kızıllar

On a distant island, these two clans split into the Reds and the Whites.

Uzak bir adada bu iki kabile Kızıllar ve Beyazlar olarak ikiye ayrılmış.

Green ones and red ones

Yeşil olanlar ve kızıllar

Let me tell you something about you Reds.

Sana siz Kızıllar hakkında bir şey söyleyeyim.

Click to see more example sentences
red kırmızılı

Figured you more of, like, a red red kinda guy.

Seni daha çok kırmızı düşünmüştüm kırmızılı bir adam.

It's not the crappy red-and-white ones. Todd, they're green and chocolatey.

O berbat kırmızılı beyazlılardan değil Todd, yeşil ve çikolatalı.

Rodeo Red's Red Hot, Rootin' Tootin' Chili.

Sıcak kırmızılı rodeo, Rootin' Tootin' Chili.

red alyuvar

CBC showed microcytic anemia. Blood smear showed red-cell stippling.

Kanda mikrokistik anemi, frotide alyuvarda lekelenme çıktı.

Urinalysis revealed excessive protein and red blood cells.

İdrar analizinde aşırı protein ve alyuvar çıktı.

Thinner air builds upextra red blood cells, creates new capillaries.

Seyrelmiş hava alyuvar sayısını arttırır ve yeni kılcal damarlar oluşturur.

red kızgın

Sometimes his words are painful and sharp, like red-hot needles.

Bazen kelimeler acı ve keskindir tıpkı kızgın bir iğne gibi.

Fires and red-hot pokers.

Alevler ve kızgın demirler

red rus

Curry paste, Corsican sea salt, red peppers, a fairly rare Russian tarragon, Menorcan capers, red poblano chilies. Oh!

Köri, Korsika deniz tuzu, kırmızı biber, nadir bulunan Rus tarhunu, Minorca geberotu, kırmızı peblano biberi.