reinforcement

If we reinforce structural integrity we should weather it without too much trouble.

Eğer biz yapısal bütünlüğü güçlendirirsek Fırtına çok fazla sorun olmadan.

Sweetie, this is clearly about your OCD and I don't want to reinforce the ritual.

Tatlım bu belli ki senin OCD'nle alakalı ve bu ritüeli güçlendirmek istemiyorum.

But suddenly, with this guy, You decide to reinforce a sick man's delusions.

Ama birden, bu adamda, hasta bir adamın sanrılarını desteklemeye karar verdin.

No, I need reinforcements now.

Hayır, hemen desteğe ihtiyacım var.

We need reinforcements now, sir!

Hemen desteğe ihtiyacımız var, Efendim!

Not without reinforcements, sir.

Destek olmadan olmaz, efendim.

Perhaps we need reinforcements.

Belki de takviyeye ihtiyacımız var.

Reinforced steel door, But the other three walls are concrete.

Güçlendirilmiş çelik kapı, ama diğer üç duvar betondan.

Finally, the reinforcements arrived.

Sonunda takviye kuvvetler geldi.

We need reinforcements, sir.

Takviyeye ihtiyacımız var, efendim.