relationships

I just want a real relationship with you because I love you and you're my best friend.

Seninle gerçek bir ilişkimiz olsun istiyorum çünkü seni çok seviyorum ve sen benim en iyi arkadaşımsın.

Your mother and I have a complicated relationship and it's probably difficult for you to be here.

Annen ve benim karmaşık bir ilişkimiz var ve Burada olmak senin için zordur herhalde.

I guess a relationship between a man and a woman is very difficult these days.

Sanırım bugünlerde bir kadın ve bir erkek arasındaki ilişki çok zor, değil mi?

Of course Sam has the perfect relationship with his mother, because Sam is the perfect man.

Tabii ki Sam'in annesiyle mükemmel bir ilişkisi var. Çünkü Sam mükemmel bir adam.

Yes, I know what I said, but that's not the way every relationship goes.

Evet! Ne dediğimi biliyorum ama bu her ilişki için geçerli değildir.

One of the most interesting things about James Gordon is really in his relationship with Bruce Wayne.

James Gordon ile ilgili en ilginç şeylerden biri de Bruce Wayne ile olan ilişkisi.

This is not a relationship, and I'm a very busy man.

Bu bir ilişki değil. Ayrıca, ben çok meşgul bir adamım.

Am I in this because I'm not strong enough for a real relationship?

Sence ben gerçek bir ilişki için yeterince güçlü değil miyim?

And it can be a bad relationship or no relationship, but I hope it's neither of those.

Bu kötü de bir ilişki olabilir, hiç de olmayabilir ama umarım ikisi de olmaz.

This is a highly unusual relationship, and that's what this support group is for.

Bu son derece sıra dışı bir ilişki ve bu destek grubu da bunun için var.