English-Turkish translations for relic:

kalıntı · emanet · yadigâr · other translations

relic kalıntı

The Staff is a piece of wood a treasured ceremonial relic and very powerful.

Asa bir tahta parçasıydı değerli bir ayin kalıntısı ve çok güçlü.

A small relic found incredibly and mysteriously undamaged.

Küçük bir kalıntı inanılmaz ve gizemli bir şekilde hasarsız bulundu.

What kind of relic?

Ne tür bir kalıntı?

Click to see more example sentences
relic emanet

It's a holy relic.

Bu kutsal bir emanet.

This parcel contains a priceless holy relic.

Bu pakette paha biçilemeyen bir kutsal emanet var.

Only a heathen would steal a holy relic.

Sadece kafir biri kutsal bir emaneti çalar.

Click to see more example sentences
relic yadigâr

She's a relic.

O bir yadigar.

Santa. Grand-Santa, you can be this charming relic.

Büyük Noel Baba sen de bu güzel yadigar olabilirsin.

Grand-Santa, you can be this charming relic.

Sen Yüce Noel Baba, bu yadigar olabilirsin.

Click to see more example sentences