English-Turkish translations for report:

rapor · vermek · rapor vermek · rapor etmek · bildirmek · haber · görünmek · ihbar etmek · raporlamak · söylemek · şikayet · bilgi · haber vermek · şikayet etmek · patlama · anlatmak · söylenti · tutanak · dedikodu · other translations

report rapor

Give me like a book report about this, and then you can go home early.

Kitap hakkında bir rapor ver bana, ve sonra da erkenden evine git.

Why didn't you report this?

Neden rapor etmedin bunu?

We need that report.

O rapora ihtiyacımız var.

Click to see more example sentences
report vermek

Drone one,. .drone two, drone three,. .please report immediately to the main cargo area.

Robot bir,.. robot iki, robot üç,.. lütfen, derhal ana kargo bölümüne rapor verin.

I'd like to report for duty ma'am.

Görev için rapor vermek istiyorum bayan.

The whole unit will report to me tonight.

Tüm birlik bana bu gece rapor verecek!

Click to see more example sentences
report rapor vermek

Drone one,. .drone two, drone three,. .please report immediately to the main cargo area.

Robot bir,.. robot iki, robot üç,.. lütfen, derhal ana kargo bölümüne rapor verin.

I'd like to report for duty ma'am.

Görev için rapor vermek istiyorum bayan.

The whole unit will report to me tonight.

Tüm birlik bana bu gece rapor verecek!

Click to see more example sentences
report rapor etmek

I never agreed, nor did i ever report on another cop. I know what you're feeling. You don't.

Ben kabul etti, ne de ben başka bir polis rapor hiç yapmadım. ne hissettiğini biliyorum.

Uh, she's helping me out tonight with a report.

Bu gece bana yardım ediyor. Rapor konusunda.

Check the bow and give me a damage report.

Pruvayı kontrol et ve bana hasar raporu ver.

Click to see more example sentences
report bildirmek

There's even a police report.

Bir polis raporu bile var.

Nothing to report today.

Bugün bildirecek bir şey yok.

He was reported missing this morning.

Bu sabah kayıp olarak bildirildi.

Click to see more example sentences
report haber

This is a special news report.

Bu özel bir haber bültenidir.

We have a special report.

Özel bir haberimiz var.

Go and report this, hurry!

Git ve hemen haber ver. Çabuk!

Click to see more example sentences
report görünmek

It's a delicate process, and from all reports, this sounds like a particularly sensitive situation.

Hassas bir süreç ve gelen tüm raporlara göre özellikle önemli bir durum gibi geliyor.

Did you see this report?

Bu raporu gördün mü?

An autopsy report, but not the one we saw.

Bir otopsi raporu ama bizim gördüğümüz değil.

Click to see more example sentences
report ihbar etmek

I'd like to report a murder.

Bir cinayet ihbar etmek istiyorum.

Why didn't you report them?

Peki neden onları ihbar etmedin?

Hello, I'd like to report a

Alo, ben bir şey ihbar etmek

Click to see more example sentences
report raporlamak

However, I have seen new reports about a prescription sleeping pill.

Ancak reçeteli bir uyku hapı hakkında yeni raporlar gördüm.

These reports are almost a week old.

Bu raporlar en az bir hafta eski.

The latest reports? Everything OK?

En son raporlar?Herşey yolunda mı?

Click to see more example sentences
report söylemek

Well, then tell me, and I'll report it!

Peki o zaman, söyle bana da rapor edeyim!

Did the reporter say what kind of evidence he had?

Muhabir ne tür bir kanıtı olduğunu söyledi mi?

Neil Armstrong just reported back it's been a smooth countdown.

Neil Armstrong, sorunsuz bir geri sayım olduğunu söyledi.

Click to see more example sentences
report şikayet

Well, I'll report you tomorrow or maybe I'll call you.

Seni yarın şikayet edeceğim ya da belki seni ararım.

No, he's gonna report you.

Hayır, o seni şikayet edecek.

But you can't report them.

Ama onları şikayet edemezsin.

Click to see more example sentences
report bilgi

Now I'm going to want a full report and I'm willing to share information.

Şimdi senden tam bir rapor almak istiyorum. Ve ben de bilgi paylaşmaya hazırım.

Miss Hazel Marshall, please report to the flight information counter.

Bayan Hazel Marshall, lütfen uçuş bilgi masasına geliniz.

Mr Howard Beals, please report to the flight information counter.

Bay Howard Beals, lütfen uçuş bilgi masasına geliniz.

Click to see more example sentences
report haber vermek

We'd like to report some news. Then go get some, Jane.

Bazı haberler vermek istiyoruz. o zaman git biraz bul, Jane.

He'll report tomorrow, sir.

Yarın haber verecek efendim.

Transporter personnel reports the navigator, Lieutenant Ilia

Taşıyıcı, seyir subayı teğmen Ilia'nın geldiğini haber veriyor.

Click to see more example sentences
report şikayet etmek

But you can't report them.

Ama onları şikayet edemezsin.

Go and report me.

Git, şikayet et beni.

Have you reported him before?

Onu daha önce şikayet ettin mi?

Click to see more example sentences
report patlama

Nuclear detonations have been reported on the planets Arilon, Picon, Sagittarian and Geminon.

Nükleer patlama raporları Arilon, Icon Sagittarian ve Geminon gezegenlerinden geldi.

Nuclear detonations have been reported on the planets Arilon, Icon Sagittarian and Geminon.

Aynı türden nükleer patlamalar Arilon, lcon Sagittarian ve Geminon için de söz konusu.

There've been reports of a thermonuclear detonation, but that's all.

Termonükleer bir patlama olduğuna dair raporlar aldık. Hepsi bu.

Click to see more example sentences
report anlatmak

Tell me, Lex, do you have some special interest in those reporters?

Anlat bana, Lex, o gazetecilere özel bir ilgin mi var?

Reports all tell the same tale.

Tüm raporlar aynı hikayeyi anlatıyor.

But first, ACN's Maggie Jordan filed this report.

Ama önce ACN'den Maggie Jordan bu raporu anlatacak.

report söylenti

'Missing schoolgirl Hattie Sutton has reportedly been sighted 'at a local train station.

Kayıp öğrenci Hattie Sutton söylentiye göre yerel bir tren istasyonunda görüldü.

Then Hitler reportedly meets famed astrologer Erik Jan Hanussen.

Sonra söylentiye göre Hitler, ünlü astrolog Erik Jan Hanussen'le görüşür.

report tutanak

The police report lists the stiff's name as Gus Sabatoni.

Polis tutanakları cesedin adını Gus Sabatoni diye geçirmiş.

report dedikodu

Petra Moritz, the reporter, has a rumor.

Petra Moritz, muhabir elinde bir dedikodu var.