English-Turkish translations for repulsive:

itişli, itici · iğrenç · antipatik · çirkin · other translations

repulsive itişli, itici

Charlie Kaufman, fat, bald, repulsive, old sits at a Hollywood restaurant with Valerie Thomas.

Şişko, kel, itici, yaşlı Charlie Kaufman'ın Valerie Thomas'la bir Hollywood restoranında oturduğunu söylüyor.

Perhaps the beauty of the house renders its owner a little less repulsive, Lizzy?

Belki de evin güzelliği sahibini daha az itici hale getiriyordur, Lizzy.

He smells bad and I find him repulsive.

Ayrıca kötü kokuyor ve onu itici buluyorum.

Click to see more example sentences
repulsive iğrenç

Really, it's a disgusting and repulsive habit, and that's why you don't have a girlfriend.

Bu iğrenç ve tiksindirici bir alışkanlık ve bu yüzden hiç kız arkadaşın yok.

Dad says this new guy is a repulsive, obnoxious old billionaire.

Babam bu yeni adamın iğrenç, antipatik bir milyarder olduğunu söyledi.

Gasp. Last night, a repulsive act occurred at a hotel in midtown.

Geçen akşam, merkezdeki bir otelde iğrenç bir olay meydana geldi.

Click to see more example sentences
repulsive antipatik

My sister married the new King and my repulsive nephew will be King after him.

Kız kardeşim yeni kralla evlendi. Ve benim antipatik yeğenim ondan sonra kral olacak.

Dad says this new guy is a repulsive, obnoxious old billionaire.

Babam bu yeni adamın iğrenç, antipatik bir milyarder olduğunu söyledi.

repulsive çirkin

and ugly, a failure, repulsive!

çirkin, başarısızlık abidesi, iğrenç!

Putrid city, vile, repulsive city.

Kokuşmuş, çirkin, itici şehir.