English-Turkish translations for restoration:

restorasyon · yenileme · restore etme · onarım · iyileştirme · iade · other translations

restoration restorasyon

Uh a ticket office, we got two brokerage firms and Aronson Conservators, they do art restoration.

Uh bir bilet ofisi, iki komisyon şirketi ve "Aronson Conservators", sanat restorasyonu yapıyorlar.

Mr. LEE Kang-joon is a painting restorer worked for Sorbonne Nouvelle.

Bay Lee Kang, Joon Sorbonne Nouvelle için çalışmış bir resim restorasyon uzmanı.

Space matrix restoration coils.

Uzay matrisi restorasyon yayları.

Click to see more example sentences
restoration yenileme

According to Hookstraten, Ricky and Vicky blew out of Harbor Boat Restoration two hours ago.

Hookstraten'a göre Ricky ve Vicky, iki saat önce Harbor Bot Yenilemeden ayrılmış.

By the way, we searched Rolan Zahl's auto restoration shop.

Bu arada Rolan Zahl'ın oto yenileme atölyesini aradık.

Harbor Boat Restoration.

Harbor Bot Yenileme.

Click to see more example sentences
restoration restore etme

I'm privately restoring a painting for Mr. Halloran.

Bay Halloran için özel olarak bir resim restore ediyorum.

We've already restored one bathhouse.

Şimdiden bir hamamı restore ettik.

My husband's restoring this church.

Benim kocam burayı restore ediyor.

Click to see more example sentences
restoration onarım

It's not a light, it's a restoration field, but never mind.

O ışık değil, o bir onarım alanı, ama boş ver.

I mean, this guy is a topnotch restorative artist.

Yani, o adam çok yetenekIi bir onarım uzmanı.

Restoration, not repair

Onarım değil, restorasyon.

restoration iyileştirme

He's a good picture-framer but no longer a competent restorer.

Çok iyi bir, çerçeveci ama artık, iyi bir restoratör değil.

He's particularly good at Goya restorations.

Özellikle de Goya restorasyonunda çok iyi.

restoration iade

Tanith has been restored to us, but the age-old law demands a life for a life, a soul for a soul.

Tanith, bize iade edildi ama asırlık kanun, bir hayat için bir hayat ve bir ruh için bir ruh talep etmektedir.

Mr. Thomas Crown has very generously loaned us a Pissarro until our own Monet is restored to us.

Bay Thomas Crown, çok cömert bir şekilde kendi Monet'miz iade edilene kadar bize bir Pissarro ödünç verdi.