English-Turkish translations for result:

sonuç · sonucu olmak · çıkan, çıkmak · son · sonuç son · doğmak · etki · netice · other translations

result sonuç

I'm not sure, but the mayor wants results this time, Inspector.

Emin değilim ancak Belediye Başkanı bu sefer sonuç istiyor Müfettiş.

We should get DNA results in a few hours.

DNA sonuçlarını bir kaç saat içinde alırız.

But two plus two can have any kind of result.

Ama iki artı ikinin herhangi bir sonucu olabilir.

Click to see more example sentences
result sonucu olmak

Unfortunately next time, Superman super close will have super deadly results.

Maalesef bir sonraki sefere, Süpermen süper yakın olmanın süper ölümcül sonuçları olacak.

But the results of the election will be wrong!

Ama.. Ama ne.. Ama seçim sonuçları yanlış olacak.

And you, soldier, get some goddamn results!

Ve sen, asker, Bazı lanet sonuçlar olsun!

Click to see more example sentences
result çıkan, çıkmak

We'll get the results in a week.

Evet, sonuçlar bir hafta içinde çıkar.

I brought your latest blood results.

En son çıkan kan sonuçlarını getirdim.

Always the same result.

Hep aynı sonuç çıkıyor.

Click to see more example sentences
result son

As a result, that was my first and last bath.

İlk sonuç olarak bu benim ilk ve son yıkanmam oldu.

Here's the latest test results on Allison Blake, doctor.

Allison Blake'in en son test sonuçları bunlar, Doktor.

This weekend, a professional will guide you to achieving better results

Bu hafta sonu bir profesyonel rehberliğinde iyi sonuçlar almak için

Click to see more example sentences
result sonuç son

As a result, that was my first and last bath.

İlk sonuç olarak bu benim ilk ve son yıkanmam oldu.

Here's the latest test results on Allison Blake, doctor.

Allison Blake'in en son test sonuçları bunlar, Doktor.

This weekend, a professional will guide you to achieving better results

Bu hafta sonu bir profesyonel rehberliğinde iyi sonuçlar almak için

Click to see more example sentences
result doğmak

But this yielded dubious results.

Ama bu kuşku uyandırıcı sonuçlar doğurdu.

result etki

The result of another injection perhaps.

Başka bir iğnenin etkisiyle belki de.

result netice

This is a results-oriented city.

Burası neticeye bakan bir şehir.