English-Turkish translations for same:

aynı · aynısı · farksız · aynı şekilde · tıpkı · aynen · benzer · other translations

same aynı

But they all want the same thing, and you know what that is, don't you?

Ama hepsi aynı şeyi istiyor ve bunun ne olduğunu biliyorsunuz, değil mi?

And that life will never be the same ever.

Ve bu hayat bir daha asla aynı olmayacak.

'Cause I think I wanna tell you the same thing.

Sanırım ben de sana aynı şeyi söylemek istiyorum.

Click to see more example sentences
same aynısı

No, of course not because I'm doing the same thing.

Hayır, elbette yok çünkü ben de aynısını yapıyorum.

Now that sounds good, I think I'll do the same.

Kulağa hoş geliyor. Sanırım ben de aynısını yapacağım.

I'll do the same for you some day.

Bir gün aynısını ben de sana yaparım.

Click to see more example sentences
same farksız

You know, same story, different day.

Aynı hikaye, farklı bir gün.

Things used to be different, but I'm no longer the same.

Eskiden işler farklı yürürdü ama ben artık aynı ben değilim.

I'm a male and she's a female. yes, but not of the same species.

Ben bir erkeğim, o da bir kadın. Evet, ama cinsiniz farklı.

Click to see more example sentences
same aynı şekilde

Max my mother and my girlfriend died the same way.

Max benim annem ve kız arkadaşım da aynı şekilde öldü.

They always received us in a very friendly way but it was always the same answer.

Onlar her zaman bizi çok samimi bir şekilde karşıladı ama hep aynı cevap.

And I noticed that she looked at me the same way.

Ve fark ettim ki o da bana aynı şekilde bakıyordu.

Click to see more example sentences
same tıpkı

He's a very good man, same like you

O çok iyi bir adam. Tıpkı senin gibi.

Same as you and I.

Tıpkı siz ve ben gibi.

Like this table, each side is the same.

Tıpkı bu masa gibi her taraf aynı.

Click to see more example sentences
same aynen

Not the same as me.

Aynen benim gibi değil.

My name is Fred and I'm just a man, same as you are.

Benim adım Fred ve ben de insanım, aynen senin gibi.

Everything is exactly the same.

Her şey aynen eskisi gibi.

Click to see more example sentences
same benzer

Everything looks the same to me.

Her şey bana benzer görünüyor.

There's a gun registered under your name that's the same caliber weapon that killed Jason Rose.

Senin adına bir kayıtlı bir silah var, Jason Rose'u öldürene benzer kalibreli bir silah.

Similar, but not the same.

Benzer, ama aynı değil.

Click to see more example sentences