English-Turkish translations for say:

demek · söylemek · diyelim · etmek · denilen şey · bildirmek · hey · söz · saymak · mesela · okumak · hemen hemen · laf · son söz · haber vermek · other translations

say demek

And I know I always say, "this time it's real," but this time it's really real.

Ve her zaman "bu sefer gerçek" dediğimi biliyorum ama bu sefer gerçekten gerçek.

It's a beautiful day, so what do you say?

Bugün çok güzel bir gün, ne dersiniz?

Hey, hey What you say

Hey, hey Ne diyorsun

Click to see more example sentences
say söylemek

Okay, well, there is one more thing that I want to say about this.

O zaman, bu konu hakkında söylemek istediğim bir şey daha var.

Is there anything you'd like to say to me about last night, Bill?

Dün gece ile ilgili bana söylemek istediğin bir şey var Bill?

Yeah, but you didn't say what for, did you?

Evet ama ne için olduğunu söylemedin, değil mi?

Click to see more example sentences
say diyelim

You have anything to say about this?

Bu konuda bir şey diyecek misin?

I will say the same thing!

Ben de aynı şeyi diyecektim.

What's he gonna say, "no"?

Ne diyecek? Hayır mı?

Click to see more example sentences
say etmek

I just wanted to say thank you for everything you've done for me.

Sadece benim için yaptığın her şey için sana teşekkür etmek istedim.

And to say thank you,

Ve teşekkür etmek için,

Everybody's checking you out, but, you know, I'm the only one who'll say something.

Herkes seni kontrol ediyor, ama bir şeyler söyleyebilecek tek kişi benim.

Click to see more example sentences
say denilen şey

Okay, is there something you want to say to me?

Peki, bana demek istediğin bir şey var mı?

He say anything about it?

O konuda bir şey dedi mi?

The guy didn't say anything?

Adam hiçbir şey demedi mi?

Click to see more example sentences
say bildirmek

I don't exactly know what to say but thank you very much for everything.

Tam olarak ne diyeceğimi bilmiyorum ama her şey için çok teşekkür ederim.

Hey, you know what I say, huh?

Hey, ne diyorum biliyor musun, ha?

Just say something, honey, so I know you're okay.

Bir şey söyle de iyi olduğunu bileyim tatlım.

Click to see more example sentences
say hey

Hey, first of all, never say that again, never.

Hey, her şeyden önce, asla tekrar deme.

Hey what are you saying

Hey ne diyorsun sen?

Then they say "hey" back.

O zaman onlar da "hey" derler.

Click to see more example sentences
say söz

Look, all I'm saying whatever happens I promise I'll be waiting.

Dinle, tek söylediğim, ne olursa olsun söz veriyorum bekliyor olacağım.

Just say the right words, please.

Sadece doğru sözleri söyle lütfen.

Please, Don, promise you won't say anything.

Lütfen, Don, hiçbir şey söylemeyeceğine söz ver.

Click to see more example sentences
say saymak

I wouldn't say that, but it's not a bad plan.

O kadar değil ama kötü bir plan sayılmaz.

No, she's not exactly ill; she says she killed a man tonight

Hayır, tam olarak hasta sayılmaz; bu gece bir adam öldürdüğünü söyledi.

Mr. President, you know, I gotta say, I admire you too.

Sayın Başkan ben de şunu söyleyeyim ben de sana hayranım.

Click to see more example sentences
say mesela

Say, uh something a little more personal?

Mesela biraz daha kişisel bir şey.

Like oh, say, her name?

Mesela "oh", ismi gibi mi?

But it's gotta be something definite, like, say, a pub full of dead people.

Ama kesin bir şeyler olmalı. Mesela bir bar dolusu ölüler gibi.

Click to see more example sentences
say okumak

Who read your first short story, and what did he say about it?

İlk kısa hikayeni kim okudu ve hikaye için ne dedi?

And we'd say, "Look at how many books he reads.

Biz de şaşırırdık, "Bak ne kadar çok kitap okuyor.

If the Prince recites poetry what should I say?

Eğer Prens şiir okursa ne söylemem gerekir?

Click to see more example sentences
say hemen hemen

Yes of course, it says right here!

Evet tabii ki, hemen burada yazıyor!

Listen, don't say anything yet.

Dinle Hemen bir şey söyleme.

Then why'd you just say his name?

O zaman neden hemen onun adını söyledin?

Click to see more example sentences
say laf

That guy didn't say a word.

Adam tek bir laf etmedi.

What a horrible thing to say!

Ne kadar korkunç bir laf.

God, what a dumb thing to say.

Tanrım, ne kadar aptalca bir laf.

Click to see more example sentences
say son söz

Do you have any last words or regrets or something you'd maybe like to say to Maurice and Ralston?

Son bir sözün ya da pişmanlığın ya da Maurice ve Ralston'a söylemek istediğin bir şey var mı?

When did anyone last say to you these exact words:

En son ne zaman biri sana şu sözleri söyledi?

Would you like to say a last word, Mr. Harrow?

Son bir söz söylemek ister misiniz Bay Harrow?

Click to see more example sentences
say haber vermek

And you say, "Thanks for the info.

Ve sen de; "Haber verdiğin için sağ ol.