seII

I didn't seII him anything.

Ben ona hiçbir şey satmadım.

The day you buy it and the day you seII it.

Onu satın aldığın gün ve bir de onu sattığın gün.

Now I need to seII two more courses?

Şimdi iki kurs daha satmam gerekiyor?

Go seII some soap.

Git biraz sabun sat.

Listen. I gotta seII the Pafko.

Dinle Pafko yu satmam gerek

You seII engine?

Motor satıyor musun?

Let's seII this new batch in Nagahama.

Bu yeni seriyi de Nagahama'da satalım.

I wouldn't seII meat without whisky.

Viski almayana et satmam zaten.

Lois, three things seII papers: tragedy, sex and Superman.

Lois, gazeteleri sattıran üç şey vardır: Facialar, seks ve Superman.

SeII them somewhere else Fucking parasite!

Onları başka bir yerde sat kahrolası parazit!