English-Turkish translations for security:

güvenlik · güven, güvenli · emniyet · güvenlik önlemleri · güvenlik güçleri · güvence · koruma · menkul · rehin · kıymet · senet · güvenlikçi · virüs · other translations

security güvenlik

Not that you care, John, but it's a matter of national security, all right?

Umurunda değil John ama bu bir ulusal güvenlik meselesi, tamam mı?

And there's no security?

Güvenlik de mi yok?

Homeless man, A construction worker Security guard.

Evsiz bir adam,.. bir inşaat işçisi güvenlik görevlisi.

Click to see more example sentences
security güven, güvenli

This is about national security, and you know it.

Bu ulusal güvenlikle ilgili ve sen bunu biliyorsun.

There must be security for all, or no one is secure.

Hepsi için bir güvenlik olmalı yoksa kimse güvende olmaz.

Just secure Bobby and get the hell back here.

Sadece güvenli Bobby ve buraya cehennem olsun.

Click to see more example sentences
security emniyet

Secure every home, every church, Every kwik-e-mart and presidential library.

Her evi, her kiliseyi her Kwik-E-Mart'ı ve başkanlık kütüphanesini emniyete almalıyız.

Seattle, Las Vegas secure.

Seattle, Las Vegas emniyette.

Policemen and Security Service Championship

Emniyet ve Güvenlik Teşkilatı Şampiyonası

Click to see more example sentences
security güvenlik önlemleri

It's just a security precaution.

Bu sadece bir güvenlik önlemi.

So now we have procedures and precautions and security measures.

Bu yüzden, artık prosedür tedbirler ve güvenlik önlemlerimiz var.

My apologies for the security precautions.

Güvenlik önlemleri için özür dilerim.

Click to see more example sentences
security güvenlik güçleri

I thought it had very strong security.

Çok güçlü bir güvenliği var sanıyordum.

United States Air Force Security Forces.

ABD Hava Kuvvetleri Güvenlik Gücü.

Bill, Hauser admitted to selling Gredenko the security specs for Edgemont nuclear power facility.

Bill, Hauser, Gredenko'ya Edgemont Nükleer Güç Santrali'nin güvenlik protokollerini sattığını itiraf etti.

Click to see more example sentences
security güvence

This is security for them.

Bu onlar için bir güvence.

Social security is not enough.

Sosyal güvence yeterli değil.

I mean, your job is secure, of course.

Yani, senin işin güvence altında tabii ki.

Click to see more example sentences
security koruma

Bodyguard who works for a private security firm.

Özel bir güvenlik şirketi için çalışan bir koruma.

I'm not a security guard.

Ben koruma falan değilim.

I want a security detail.

Ben de koruma istiyorum.

Click to see more example sentences
security menkul

In China, Lau Security Investments stands for dynamic new growth.

Çin'de, Lau Menkul Yatırım dinamik bir yeni büyüme demektir.

Brian Foster's personal financial records were encrypted by Monarca Securities.

Monarca Menkul Değerler tarafından Brian Foster'ın kişisel finansal kayıtlar şifreli edildi.

Securities and application provisions.

Menkul kıymetler ve uygulama hükümleri.

Click to see more example sentences
security rehin

Red team, floor secure. hostages are safe.

Kırmızı ekip, kat güvenli. Rehineler güvende.

Teams B and C, are the hostages secure?

Takım B ve C, rehineler güvende mi?

He then takes a hostage for security.

Sonra güvenlik için bir rehine alacak.

Click to see more example sentences
security kıymet

Securities and application provisions.

Menkul kıymetler ve uygulama hükümleri.

The Securities and Exchange Commission.

Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu.

From Excalibur Bank to Excalibur Securities.

Excalibur Bankası olmuş Excalibur Menkul kıymetler.

security senet

I bought securities and foreign currency.

Senetler ve yabancı paralar satın aldım.

But all solid securities.

Ama hepsi sağlam senetler.

security güvenlikçi

A little black dress, a laced bottle of whiskey, And a horny irish security guard.

Küçük bir siyah elbise, süslü bir şişe viski bir de azmış bir İrlandalı güvenlikçi.

This one MP, the security guy Manning

Bir asker vardı, bir de güvenlikçi, Manning.

security virüs

A private security team stopped him before the virus was activated.

Özel bir güvenlik ekibi virüs aktif hale gelmeden onu durdurdular.