English-Turkish translations for see:

görüşmek, görmek · bakmak · işte · anlamak · görüp geçirmek · kabul etmek · izlemek · seyretmek · dikkat etmek · farkına varmak · other translations

see görüşmek, görmek

And there's a little girl there's a little girl, see?

Küçük bir kız var. Küçük bir kız var, gördün mü?

I don't want to see him.

Ben de onu görmek istemiyorum.

Did you see something out there?

Dışarıda bir şey mi gördün?

Click to see more example sentences
see bakmak

And, hey, I'm not a bad guy, and I see her and she's good, you know.

Bak, ben kötü biri değilim. Ve onun iyi, iyi bir bebek olduğunu biliyorum.

Yeah, let's see what he's got.

Evet, bakalım onda ne var.

Let's see what you got, pretty boy.

Sende ne var bakalım, hoş çocuk.

Click to see more example sentences
see işte

It's just, you know, after everything it's good to see you're okay.

Sadece, biliyorsun işte her şeyden sonra iyi olduğunu görmek güzel.

You and me and him see how simple it is?

Sen, ben ve o işte bu kadar basit.

You see, that's the trouble with being famous, isn't it?

Bak işte, ünlü olmak da dert, öyle değil mi?

Click to see more example sentences
see anlamak

I see that now, and one day you'll see it, too, but until then you don't really have a choice.

Bunu şimdi anlıyorum ve bir gün sen de anlayacaksın. Ama o zamana kadar başka seçeneğin yok.

I never want to see you again, understand?

Asla tekrar seni görmek istemiyorum, anladın mı?

Don't you see, it's a

Anlamıyor musun, bu bir

Click to see more example sentences
see görüp geçirmek

Did any of you see this man last night?

Geçen gece bu adamı hiç gördün mü?

Come and see her before it's too late

Gel ve çok geç olmadan onu gör.

It's a bit late, but it's nice to see!

Biraz geç oldu, ama bunu görmek güzel!

Click to see more example sentences
see kabul etmek

I'm not taking no for an answer, so I'll see you tonight.

Ben kabul etmiyorum bir cevap için, bu yüzden size bu gece görüşürüz.

Thank you for seeing me, Francis.

Beni kabul ettiğin için sağ ol, Francis.

Thank you for seeing me, Harris.

Beni kabul ettiğin için sağ ol, Harris.

Click to see more example sentences
see izlemek

Why would you want to see something like that?

Neden sen böyle bir şey izlemek istiyorsun?

I wanted to see this movie for months and tonight is the perfect night.

Aylardır bu filmi izlemek istiyordum. Bu gece bunun için harika bir gece.

You want to see something, you watch this.

Bir şey izlemek ister misin? Bunu izle.

Click to see more example sentences
see seyretmek

See if somebody dies.

Eğer biri ölürse, seyret.

You read too many books and see too many movies.

Çok fazla kitap okuyup, çok fazla film seyrediyorsun.

Come see us, Max.

Gel bizi seyret, Max.

Click to see more example sentences
see dikkat etmek

Watch out someone's coming, see you tomorrow.

Dikkat et, biri geliyor. Yarın görüşürüz.

Careful, they'll see us.

Dikkat et, bizi görürler.

Careful dad doesn't see you making with the Kung Fu there, Paul Bunyan.

Dikkat et babam seni burada kung fu yaparken görmesin Paul Bunyan.

Click to see more example sentences
see farkına varmak

There's a big difference and you don't see that.

Büyük bir fark var ve sen bunu göremiyorsun.

He didn't see me, you have a different taste.

Beni görmedi, senin farklı bir tadın var.

See, I got a different memory.

Benim farklı bir hatıram var.