self righteous

Because I'm feeling a little self-righteous, too.

Çünkü ben de biraz kendimi beğenmiş hissediyorum.

Right here, in that self-righteous symbol.

Tam burada. O kendini beğenmiş sembolünde.

In that self-righteous symbol.

O kendini beğenmiş sembolünde.

God, you self-righteous little prick!

Tanrım, seni bencil küçük ahmak!

Thank you, Kevin, for your insightful self-righteous indignation.

Teşekkür ederim Kevin, anlayışlı, üstün öfken için.

Don't be so self-righteous.

Bu kadar kendini beğenmiş olma.

Too self-righteous, you know?

Çok kendini beğenmiş, biliyor musun?

God, you are so self-righteous sometimes.

Bazen çok kendini beğenmiş oluyorsun.

How can teeth be self-righteous?

Bir diş nasıl kendini beğenmiş olabilir?

You're arrogant and self-righteous.

Kibirli ve kendini beğenmişsin.