English-Turkish translations for site:

oturtmak · site, siteler · yer · yerleştirmek · alan · bölge · Web sitesi · saha · mekanı, mekân · taraf · yerleşim yeri · tesis · nokta · şantiye · sitem · konum · mevki · açmak · yatmak · other translations

We also found translations for word site in Turkish.

site oturtmak

Just sit down and shut up and you're gonna answer the questions, right?

Otur ve kapa çeneni ve sadece sorularıma cevap ver, anladın mı?

Please come and sit here.

Lütfen gelin ve buraya oturun.

Till then, you sit down and shut up!

O zamana kadar otur ve çeneni kapa!

Click to see more example sentences
site site, siteler

Told to carry some things to a landing site and not to ask any questions.

Herhangi bir soru sormak için ya da siteye bir şeyler taşımak için değil.

Just a new Web site.

Yeni bir Web sitesi.

This is his Web site.

Bu da adamın web sitesi.

Click to see more example sentences
site yer

It's not a good place to sit alone.

Yalnız oturmak için iyi bir yer değil.

Go and sit down.

Git bir yere otur.

Why don't you sit somewhere else?

Neden başka bir yere oturmuyorsun?

Click to see more example sentences
site yerleştirmek

One of these days, I'm gonna sit down here and start eating, and you're gonna say,

Bu gün biri, ben, otur burada kalacağım ve yemek başlar, ve sen diyeceksin ki

Sit down and eat.

Otur ve yemek ye.

Sit and eat.

Otur ve ye.

Click to see more example sentences
site alan

Because the crime scene, crash site, two entirely different places, hmm?

Çünkü cinayet mahalli ve enkaz alanı tamamen farklı iki yer, hmm?

We've got a construction site.

Elimizde bir inşaat alanı var.

Get us a new landing site.

Yeni bir iniş alanı bul bize.

Click to see more example sentences
site bölge

Because the crime scene, crash site, two entirely different places.

Çünkü cinayet mahalliyle kaza bölgesi tamamen iki farklı yerde.

Yes, a new site right?

Yeni bölge, değil mi?

The North Hollywood site bank in North Hollywood

Kuzey Hollywood bölgesi Kuzey Hollywood'daki banka

Click to see more example sentences
site Web sitesi

Just a new Web site.

Yeni bir Web sitesi.

Whose web site is this?

Kimin web sitesi bu?

The biggest site in the world.

Dünyanın en büyük web sitesi.

Click to see more example sentences
site saha

And with the short notice and Thanksgiving coming up, we couldn't find a neutral site.

Ve bu kadar kısa bir zamanda şükran günü de geliyor tarafsız bir saha bulamadık.

A house, a training site, maybe even a power battery.

Bir ev, bir talim sahası, hatta bir güç bataryası.

Jen is a geologist and a site surveyor, not an anthropologist, archeologist, or Unitologist.

Jen bir jeolog ve saha keşifçisi, bir antropolog, arkeolog ya da Unitolog değil.

Click to see more example sentences
site mekanı, mekân

And that site is perfect for my new federal offices.

Ve mekân yeni federal ofisler için mükemmel yer.

I want that site, Terry.

Bu mekanı istiyorum Terry.

An historical site.

Tarihi bir mekân.

Click to see more example sentences
site taraf

You wanna sit on this side?

Bu tarafa oturmak ister misin?

And with the short notice and Thanksgiving coming up, we couldn't find a neutral site.

Ve bu kadar kısa bir zamanda şükran günü de geliyor tarafsız bir saha bulamadık.

Come on, sit over here.

Hadi, şu tarafa otur.

Click to see more example sentences
site yerleşim yeri

There is only one significant site on this planet.

Bu gezegende önemli tek bir yerleşim yeri var.

Last possible site to winter

Kış için olası son yerleşim yer.

It is a very well-planned site.

Çok iyi planlanmış bir yerleşim yeri.

Click to see more example sentences
site tesis

This is an off-site Ultra safe house.

Burası tesis dışındaki bir Ultra güvenli evi.

Yes, but I think he's off-site.

Evet ama sanırım tesis dışında.

Government House, missle site, McDonalds whatever.

Hükümet Sarayı, füze tesisi, McDonalds, neresi olursa.

site nokta

He liberated Mahmoud Al Azok from an Alcatraz-like ClA black site in the Bering sea.

Mahmoud Al Azok'u, CIA'nin Kör Nokta'sı olan Bering denizindeki Alcatraz gibi bir yerden kaçırdı.

It's, uh, h-t-t-p, colon, forward slash, forward slash, w-w-w, period, members, period, webplicity custom sites

Şöyle bir şey, h-t-t-p, iki nokta, taksim, taksim, w-w-w, nokta, üyeler, nokta, webplicity özel siteleri

And these are the coordinates of the phaser-drilling sites.

Ve bunlar da fazer-sondaj alanlarının koordinat noktaları.

site şantiye

Alexanderplatz is one big construction site.

Alexanderplatz büyük bir şantiye sahası.

Corner of Jean-Paul and Mosesstrasse by the construction site.

Şantiyenin hemen yanındaki Jean-Paul ve Mosesstrasse'nin köşesinde.

site sitem

Boy, my porn site's gonna be big.

Evlat, porno sitem bayağı büyük olacak.

site konum

A good site for a fortress.

Bir kale için iyi bir konum.

site mevki

He's reactivating the site to-site transport interlocks.

Mevkiden mevkiye ışınlama bağlantılarını yeniden çalıştırıyor.

site açmak

Yeah. Unbutton your shirt and sit down.

Evet, gömleğinin düğmelerini ve otur.

site yatmak

Now, sit, lie, sleep.

Şimdi yat, ve uyu.