English-Turkish translations for size:

büyüklü · boyut, boyutlu · büyüklük · beden · boy · ölçü · hal · numara · durum · önemli miktar · istediğim büyüklükte · other translations

size büyüklü

Be as big as San Francisco in a few years, and just as sophisticated.

Bir kaç yıl içinde San Francisco kadar büyük ve karmaşık bir

There's big, then there's the size of a flying city.

Bir büyük demek var bir de uçan bir şehir büyüklüğünde demek.

A great big blast for San Giuseppe.

San Giuseppe için büyük bir patlama.

Click to see more example sentences
size boyut, boyutlu

Sir, that's risky, and it's certainly not possible with a ship of this size.

Ama efendim, bu çok riskli ve bu boyutlardaki bir gemi için kesinlikle imkansız.

And it's a good size.

Ve bu güzel bir boyut.

Yeah, well, Pete, it's still a fine-looking trophy, no matter what the size.

Pete, bu hala oldukça iyi bir hatıra, boyutu ne kadar olursa olsun.

Click to see more example sentences
size büyüklük

A ship that size, it's gonna take more than that.

Bu büyüklükte bir gemi için bundan daha fazlası gerekecek.

But there's a piece about that size.

Fakat o büyüklükte bir parça var.

A stone that size would be worth a fortune.

Bu büyüklükte bir taş bir servet değerindedir.

Click to see more example sentences
size beden

Yes, this is my size.

Evet, bu benim bedenim.

I'm sorry about the size.

Bedeni için özür dilerim.

Why? Is the size not right?

Bu beden doğru değil mi?

Click to see more example sentences
size boy

Not the size or shape, or what he did exactly, I still don't know.

Ne boy, ne de pos olarak ya da tam olarak ne yaptı, hala bilmiyorum.

Same size, same pattern.

Aynı boy, aynı desen.

Same type, same size.

Aynı kan grubu. Aynı boy.

Click to see more example sentences
size ölçü

Yesterday, Liz and I realized that she's probably wearing the wrong bra size.

Dün, Liz ve ben fark ettik ki muhtemelen yanlış sutyen ölçüsü kullanıyor.

Sally has long hair and a good size chest.

Sally'nin saçları uzun ve iyi bir göğüs ölçüsü var.

Not the same size?

Aynı ölçü değil mi?

Click to see more example sentences
size hal

Not the size or shape, or what he did exactly, I still don't know.

Ne boy, ne de pos olarak ya da tam olarak ne yaptı, hala bilmiyorum.

Unfortunately, it's still in San Francisco.

Ne yazık ki, hala San Francisco'da.

Yeah, well, Pete, it's still a fine-looking trophy, no matter what the size.

Pete, bu hala oldukça iyi bir hatıra, boyutu ne kadar olursa olsun.

Click to see more example sentences
size numara

I get the number two, the cheeseburger with the super size coke and fries.

Ben iki numara alıyorum. Çizburger büyük boy kola ve patates kızartması.

This is a size too big for you.

Senin için bir numara büyük bir bu.

The same size shoes and gloves.

Aynı numara ayakkabı ve eldivenler.

Click to see more example sentences
size durum

That's just unusual in a house this size.

Bu büyüklükte bir ev için alışılmamış bir durum.

The San Gabriel Island reactor has just gone critical.

San Gabriel Adası reaktörü az önce kritik duruma geldi.

San Diego, status?

San Diego durumu?

Click to see more example sentences
size önemli miktar

Actually,it's not about size,per se. It's more about flow.

Aslında, önemli olan büyüklüğü değil önemli olan kanamanın miktarı.

size istediğim büyüklükte

For the enlargement, what size?

Büyüklük, hangi büyüklükte istiyorsun?