skills

It would not be a bad thing for you to live your life as a talented and skilled artist.

Hayatını yetenekli, hünerli bir sanatçı olarak yaşamak Senin için kötü bir şey değil. Kötü bir şey değil.

I have one skill flying so I thought a delivery service would be a good idea.

Bir yeteneğim var, uçmak. Ben de düşündüm ki kurye servisi iyi bir fikir.

And you have talent and skill and experience. But you're not a leader.

Senin de yeteneğin, becerin ve deneyimin var ama bir lider değilsin.

You're obviously a man of great integrity, and a dedicated commander, and a very skilled pilot.

Kesinlikle dürüst bir adam ve özverili bir komutan ve çok yetenekli bir pilotsunuz.

I just figured his social skills could use a little shock treatment.

Ben onun sadece sosyal becerilerini düşündüm. küçük bir şok tedavisi kullanılabilir.

I have got a really complicated case, and I could use her skills today,

Elimde çok karışık bir dava var ve onun yetenekleri bugün çok işime yarardı.

You're my best friend, Skills, and I just

Sen benim en iyi arkadaşımsın Skills. Ve ben sadece

Now, the guy that attacked us tonight has the skills to throw that knife.

Şimdi, bu akşam bize saldırdı adam o bıçağı atmak becerileri vardır.

Look, I worked hard to be a part of this team, Skills.

Bak, bu takımın bir parçası olmak için çok çalıştım Skills.

That's not a trick question, he has special skills.

Bu hileli bir soru değil, onun özel yetenekleri var.