English-Turkish translations for sky:

gökyüzü · gök · hava · cennet · sema · other translations

sky gökyüzü

So big, it was big and empty like that big, empty, blue sea and sky.

Öyle büyük, o kadar büyük ve boştu ki mavi deniz ve gökyüzü gibi büyük ve boştu.

Sky blue, animal fierce, wind violent, etc.

Gökyüzü Mavi, Hayvan Vahşi, Rüzgâr Şiddetli, vesaire.

Here the sky is so strange.

Burada, gökyüzü o kadar tuhaf ki.

Click to see more example sentences
sky gök

Look, Professor, you know as well as I do, they got they got eyes in the sky, right?

Bak, Profesör, sen de benim kadar iyi biliyorsun ki, gökte gökte gözleri var, değil mi?

And like your fight with Sky it was not real.

Ve aynı Gök ile yaptığın dövüş gibi o da gerçek değildi.

But everyone knows that rain comes from the sky.

Ama herkes şunu da bilir, yağmur gökten yağar.

Click to see more example sentences
sky hava

The great red and blue silver rocket, leaving a white trail against the blue sky.

Muhteşem kırmızı, mavi ve gümüş roket, mavi gökyüzünde beyaz bir iz bırakarak havalandı.

The blue sky above us. And air, and water everywhere.

Tepemizde gökyüzü, hava ve her yerde su var.

Skies, skies and the sea good weather

Gökyüzü, gökyüzü ve de deniz Hava da güzel

Click to see more example sentences
sky cennet

Maybe I'm in heaven With the furry skies above

Belki cennet içinde olduğum Yukarıda kürklü gökyüzü ile

A paradise whose skies were the colour ofhell flames,. .but a paradise still.

Gökyüzü cehennem alevlerinin renginde olan bir cennet, ama yine de bir cennet.

sky sema

Is the sky-man an angel?

Semaların adamı bir melek mi?