English-Turkish translations for sloppy:

özensiz · dikkatsiz · pasaklı · dağınık · şapşal · uyduruk · pis · other translations

sloppy özensiz

I mean, that is a sloppy plan, especially for Drum.

Bu çok özensiz bir plan. Hele ki Drum için.

That was a very sloppy Suicide.

Çok özensiz bir intihar oldu.

And I knew he'd screw it up, the kind of guy Jeff is but I was expecting sloppy edgework, not that.

Ve ben o kadar berbat biliyordum, adam Jeff tür Ama ben özensiz Camlara kenar bekliyordum, değil Söyledi.

Click to see more example sentences
sloppy dikkatsiz

Hasan may be a prick, but he's not sloppy.

Hasan pisliğin teki olabilir ama dikkatsiz değildir.

That was pretty sloppy for a chef.

Bu bir aşçı için oldukça dikkatsizce.

Why did PARK Bongju tell such a sloppy lie?

Neden PARK Bongju böyle dikkatsiz yalanlar söyledi?

Click to see more example sentences
sloppy pasaklı

This is gonna be one sloppy, drunken weekend.

Pasaklı ve sarhoş bir hafta sonu olacak.

Who is sloppy and messing up?

Kim bu pasaklı ve dağınık?

Good luck, Old Sloppy.

Sana iyi şanslar pasaklı!

Click to see more example sentences
sloppy dağınık

Cameron's sloppy, but she's not that sloppy.

Cameron dağınık ama bu kadar değil.

Who is sloppy and messing up?

Kim bu pasaklı ve dağınık?

Cameron's not that sloppy.

Cameron o kadar dağınık değil.

sloppy şapşal

Oh, to be sloppy and eccentric and have someone to make me feel special.

Oh, şapşal ve eksantrik olmak ve beni özel hissettirecek birinin olmak.

We had a sloppy bass player, but

Şapşal bir bas gitaristimiz vardı, ama

sloppy uyduruk

You're rocking, but it's a little sloppy-joe. Tighten up the screws, okay?

Rock yapıyorsunuz ama biraz uyduruk-Joe oluyor. vidaları sıkıştır tamam mı?

sloppy pis

Walon might stink, but he's not sloppy

Walon pis olabilir ama dikkatsiz değildir.