English-Turkish translations for smoke:

sigara · duman, dumanlar · içmek · sigara içmek · sigara içme · puro · sis · füme · duman çıkarmak · tüttürmek · ara · tutun · ara içmek · other translations

smoke sigara

Like the man said all a fella needs is a cup of coffee and a good smoke.

Adamın dediği gibi, bir erkeğin tüm ihtiyacı bir fincan kahve ve iyi bir sigara.

He quit smoking long time ago.

O uzun zaman önce sigarayı bıraktı.

That's not cigarette smoke, is it?

Sigara dumanı değildi, değil mi?

Click to see more example sentences
smoke duman, dumanlar

There was a smoke monster and other people on the island.

Bir duman canavar vardı ve bir de başka insanlar vardı.

Indian smoke always means the same. Trouble.

Kızılderili dumanı hep aynı anlama gelir:

It's just smoke and mirrors.

Sadece duman ve aynalar.

Click to see more example sentences
smoke içmek

No, he came back and told me to "Smoke up, because he was leaving.

Hayır, geri döndü ve bana dedi ki "Sigara , çünkü gidiyorum.

Sir, there's no smoking in here.

Efendim, burada sigara içmek yasak.

No smoking in the house!

Evde sigara içmek yok!

Click to see more example sentences
smoke sigara içmek

No, he came back and told me to "Smoke up, because he was leaving.

Hayır, geri döndü ve bana dedi ki "Sigara , çünkü gidiyorum.

Go have a smoke. Take a break.

Git bir sigara , mola ver.

I saw a woman smoking one.

Sigara içen bir kadın gördüm.

Click to see more example sentences
smoke sigara içme

Are you sure it's a good idea that a doctor like you should be smoking?

Bunun iyi bir fikir olduğuna emin misin? Bir doktor olarak sigara içmenin?

Clay, what did I say about smoking in here?

Clay, burada sigara içme konusunda ne dedim ben?

Why you started smoking again?

Neden tekrar sigara içmeye başladın?

Click to see more example sentences
smoke puro

He's tall, blond, he smokes a cigar, and he's a pig.

Uzun boylu, sarışın, puro içiyor ve o bir domuz.

No, you just drank whiskey and smoked cigars.

Evet, sen sadece viski ve puro içtin.

Jeff, Britta, Pierce is smoking cigars.

Jeff, Britta, Pierce puro içiyor.

Click to see more example sentences
smoke sis

That day you were like a smoke

O gün, tıpkı bir sis gibi

So this whole job on Polo is a smoke screen.

Yani tüm bu Polo işi bir sis perdesi.

That is a smoke screen.

Bu bir sis perdesidir.

Click to see more example sentences
smoke füme

This is my favourite dish, smoked tongue.

Bu benim favori tabağım, füme dil.

Have you smoked marijuana?

Marijuana füme var mı?

And then, while you were napping, the rest of us smoked out our mole.

Ve sonra, bir süre uyuklayan olduğunu, bizim bizim köstebek dışarı füme.

Click to see more example sentences
smoke duman çıkarmak

but a good cigar is a smoke.

ama iyi bir puro iyi duman çıkarır.

That thing that thing is trapping smoke, and there's no way out.

Bu şey Bu şey dumanı içeride tutuyor ve çıkış yok.

That thing is trapping smoke, And there's no way out.

Bu şey dumanı içeride tutuyor ve çıkış yok.

Click to see more example sentences
smoke tüttürmek

Like smoking coffee and cream.

Kahve ve krema tüttürmek gibi.

Smoking weed kills your brain cells.

Ot tüttürmek beyin hücrelerini öldürür.

An Inspector smokes a pipe

Bir müfettiş pipo tüttürür.

Click to see more example sentences
smoke ara

Thanks, yeah We should definitely smoke again sometime

Evet, sağ ol. Evet. Kesinlikle bir ara yeniden tüttürmeliyiz.

Oh, by the by, smoking don't.

Ah bu arada, sigara içmek yapma.

Actually, sometimes, I do smoke.

Aslında, arada sigara içerim.

Click to see more example sentences
smoke tutun

The old man grabbed me and said, "Smoke up, Johnny!

Yaşlı adam beni tuttu ve, "iç, Johnny!" dedi.

That thing that thing is trapping smoke, and there's no way out.

Bu şey Bu şey dumanı içeride tutuyor ve çıkış yok.

That thing is trapping smoke, And there's no way out.

Bu şey dumanı içeride tutuyor ve çıkış yok.

smoke ara içmek

Oh, by the by, smoking don't.

Ah bu arada, sigara içmek yapma.