English-Turkish translations for sordid:

iğrenç · kirli · sefil · pis · aşağılık · alçaklık · paragöz · other translations

sordid iğrenç

I have always defended you against the most rank and sordid accusations.

Seni her zaman en alçakça ve iğrenç suçlamalara karşı savundum.

It's a sordid tale, princess, not fit for your delicate ears.

Bu iğrenç bir hikâye prenses, senin narin kulaklarına göre değil.

Nanny told me the whole sordid story.

Nanny bana bütün bu iğrenç hikayeyi anlattı.

sordid kirli

It's just a sordid little affair.

Sadece kirli küçük bir ilişki.

From a child's perspective, it must seem sordid.

Bir çocuğun bakış açısına göre, çok kirli görünüyor olmalı.

sordid sefil

The truth, Jack, for once in your cheap, sordid, miserable little life.

Gerçek şu ki, Jack, Bir kez için, senin ucuz sefil, zavallı yaşamında

Evidently, a sordid atmosphere.

Belliki sefil bir ortam.

sordid pis

Sordid, public, sexual congress!

Pis, aleni, cinsel ilişki!

sordid aşağılık

Yeah, you wouldn't be involved in anything as sordid as that, would you?

Evet, sen bu kadar aşağılık bir şeye bulaşmazdın, değil mi?

sordid alçaklık

This is kind of sordid.

Bu bir çeşit alçaklık.

sordid paragöz

A sordid matter of details, Sir John.

Paragöz bir ayrıntı var, Sör John.