English-Turkish translations for soul:

ruhsuz, ruh, ruhsal, ruhlu · can · ruh can · kişi · kimse · öz · gönül · other translations

soul ruhsuz, ruh, ruhsal, ruhlu

She's not a ghost but she's definitely a lost soul.

O bir hayalet değil ama kesinlikle kayıp bir ruh.

But you do not have one soul daughter.

Ama tek bir ruha sahip değilsin kızım.

For your soul, Max!

Senin ruhun için, Max!

Click to see more example sentences
soul can

And I know that somewhere inside that cold, lifeless exterior there's an actual human soul.

Ve biliyorum ki, bu soğuk, cansız dış görünüşünün altında bir ruh var.

Come home, spirit and soul, come home.

Evine dön ruh ve can, evine dön.

Dead Souls and a really big globe. Deal.

Ölü Canlar" ve gerçekten büyük bir küre.

Click to see more example sentences
soul ruh can

And I know that somewhere inside that cold, lifeless exterior there's an actual human soul.

Ve biliyorum ki, bu soğuk, cansız dış görünüşünün altında bir ruh var.

Come home, spirit and soul, come home.

Evine dön ruh ve can, evine dön.

Is your soul for sale, dear?

Senin ruhun satılık mı, canım?

Click to see more example sentences
soul kişi

And a one man's soul

Ve tek bir kişinin ruhu

The men never come home, not even a soul.

Erkekler eve asla gelmiyor, bir kişi bile.

It's good for the soul.

Bu o kişi için iyidir.

Click to see more example sentences
soul kimse

Nobody cares for my beautiful soul.

Kimse benim güzel ruhumu takmıyor.

There's nobody left, no soul.

Kimse kalmamış, hiçbir ruh yok.

No one enters Dead Souls' Lane

Kimse "Ölü Ruhlar Sokagi'na" girmez

soul öz

You have a lyrical soul.

Şiirsel bir özün var.

soul gönül

This spring, I came home heart-sore and soul-withered.

Bu bahar, eve gönül yarasi ve çürümüs bir ruhla geldim.