English-Turkish translations for speed:

hızlı, hız · hız yapmak · sürat · rüzgar · hız vermek · geçirmek · amfetamin · acele · hızlandırmak · süratli gitmek · acele ettirmek, acele etmek · other translations

speed hızlı, hız

This happens to protect the speed limit, and it's not hard to see why.

Bu hız limitini korumak için olur ve neden olduğunu görmek hiç de zor değil.

Speed trap is a clever thing.

Hız kapanı çok akıllıca bir şey.

You gave him speed?

Ona hız verdin?

Click to see more example sentences
speed hız yapmak

This super speed is making me super tired.

Bu süper hız, beni süper yorgun yapıyor.

Towers, tunnels, speeding things loud things, things with lights, things with wings.

Kuleler, tüneller, hız yapan şeyler. Gürültülü şeyler, ışıklı şeyler, kanatlı şeyler.

Fine, but don't speed.

Tamam, ama hız yapmayın.

Click to see more example sentences
speed sürat

What an amazing speed

Ne inanılmaz bir sürat

Some new rules no more speed chess.

Bazı yeni kurallar artık sürat satrancı yok.

You mean speed?

"Sürat" mi yani?

Click to see more example sentences
speed rüzgar

Wind speed here

Burada rüzgar hızı

It's a simple matter of wind speed thrust and

Bu rüzgar hızı basit bir mesele itme ve

Wind speed and direction.

Rüzgar hızı ve yönü.

Click to see more example sentences
speed hız vermek

Just give me the course and speed.

Sadece bana rotayı ve hızı verin.

You gave him speed?

Ona hız verdin?

No, but he is running towards us with alarming speed.

Hayır, ama bize doğru endişe verici bir hızla koşuyor.

Click to see more example sentences
speed geçirmek

So far, strength, speed and he's bulletproof.

Şimdiye kadar, güç, hız ve kurşun geçirmez.

Speed Racer, what are you thinking?

Speed Racer, aklından ne geçiyor?

A flat-out high-speed burn through Baker, Barstow and Berdoo.

Tam gaz, Baker, Barstow ve Berdoo'dan geçerken yanarsınız.

speed amfetamin

Opium, speed, some smack.

Afyon, amfetamin, biraz eroin.

We did pills, MDMA, speed, Ketamine,

Hap, ekstazi, amfetamin, ketamin aldık.

speed acele

Hurry away now, my song, Like a speeding bird

Acele git şimdi, şarkım, hızlı bir kuş gibi

Hurry up, the guy's speeding.

Acele et, herif hız yapıyor.

speed hızlandırmak

Alcohol speeds up the process.

Alkol bu süreci hızlandırır.

speed süratli gitmek

A white taxi doing incredible speed!

Beyaz bir taksi son sürat gidiyor.

speed acele ettirmek, acele etmek

Hurry up, the guy's speeding.

Acele et, herif hız yapıyor.