English-Turkish translations for spotted:

noktalı · lekeli · benekli · other translations

spotted noktalı

Well, at least they chose a beautiful spot for him.

En azından onun için güzel bir nokta seçmiş.

Maybe everybody has a blind spot.

Belki de herkesin bir kör noktası vardır.

That was a national spot.

Bu ulusal bir nokta oldu.

Click to see more example sentences
spotted lekeli

And what is the great red spot?

Peki bu kırmızı büyük leke de ne?

It's like a big red spot.

Kocaman kırmızı bir leke gibi.

A spot of blood, look here.

Bir kan lekesi, buraya bak.

Click to see more example sentences
spotted benekli

First, Spot Goes to The Farm, then Runaway Bunny, then law books, mostly.

İlk önce, Benekli Çiftliğe Gidiyor sonra Kaçak Tavşan, sonra da çoğunlukla hukuk kitapları.

My favorite bird is the spotted owl.

Benim en sevdiğim kuşsa benekli baykuş.

And I am seeing spots.

Ben de benekler görüyorum.

Click to see more example sentences