English-Turkish translations for stage:

sahne · aşama · evre · safha · dönem · aşamalı · faz · düzenlemek · kat · derece · kademe, kademeli · sahnelemek · sahne hayatı · etap · tiyatro · yönlendirmek · other translations

stage sahne

But, yeah, give me another stage and another party and I'm really happy.

Ama bana başka bir sahne ve başka bir parti verin çok mutlu olurum.

Please. Dead or alive, take me on the stage.

Lütfen, ölü ya da diri, beni sahneye çıkar.

Not just now; tonight on that stage.

Sadece şu an değil, bu gece sahnede de.

Click to see more example sentences
stage aşama

No, this is just a stage.

Hayır, bu sadece bir aşama.

This is the final stage, huh?

Bu son aşama, değil mi?

And now, at this stage, more people

Ve şimdiyse, bu aşamada, daha çok insan

Click to see more example sentences
stage evre

And there's no stage five.

Ve beşinci evre yok.

What what is Stage Six?

Ne Altıncı Evre de ne?

He's the best in treating stage IV tumors.

O en iyisi Evre IV tümörleri tedavisinde.

Click to see more example sentences
stage safha

At this stage it's impossible to say.

Bu safhada bir şey söylemek imkânsız.

Dad's got end-stage bone cancer.

Babam, son safhada kemik kanseri.

I'm in the Finiis'ral, the third and final stage.

Ben Finiis'ral kademesindeyim, üçüncü ve son safha.

Click to see more example sentences
stage dönem

Carol's going through a difficult stage, that's all.

Carol zor bir dönemden geçiyor, hepsi bu.

See that as a fish, but is humanoid early stage.

Bakın bir balık, ama erken dönemde bir insanımsı.

Model for end-stage liver disease.

Son dönem karaciğer hastalığı için model.

Click to see more example sentences
stage aşamalı

It's a two stage device.

Bu iki aşamalı bir cihaz.

Two stage detonation.

İki aşamalı patlama.

This is a two-stage poison.

Bu iki aşamalı bir zehir.

Click to see more example sentences
stage faz

At this stage, there is nothing more we can do.

Bu aşamada, daha fazla yapabileceğimiz hiçbir şey yok.

Isn't this a little close to the stage?

Burası sahneye biraz fazla yakın değil mi?

Multiple rib fractures, various stages of healing.

Birden fazla kaburga kırığı, farklı iyileşme aşamaları.

stage düzenlemek

I thought your little pet had staged a coup d'etat.

Senin küçük evcil hayvanın bir darbe düzenledi sanmıştım.

Father Keeley and I want to stage a memorial service for August Krapptauer.

Peder Keeley ve ben August Krapptauer için bir ayin düzenlemek istiyorduk.

Last year, Chuck and I honored Valentine's Day by staging our very own bacchanal.

Geçen sene, Chuck ve ben Sevgililer Günü'nü kendi baküs şenliğimizi düzenleyerek onurlandırmıştık.

stage kat

Bonnie joined her homeowner's association and staged a coup.

Bonnie ev sahipleri birliğine katıldı ve bir darbe yaptı.

Listen. bonnie joinedher home owners association and staged a coup.

Dinle Bonnie ev sahipleri birliğine katıldı ve bir darbe yaptı.

stage derece

Third stage burn has begun.

Üçüncü derece yanma başladı.

A third-stage guild navigator will be here within minutes.

Üçüncü derece bir lonca kaptanı, birkaç dakika içinde burda olacak.

stage kademe, kademeli

Second stage ignition.

İkinci kademe ateşleme.

Is that a two-stage rocket?

İki kademeli bir roket mi o?

stage sahnelemek

My dream is to stage a tragedy for you.

Benim rüyam sizin için bir trajedi sahnelemek.

Staged reality, dear Professor.

Gerçeği sahnelemek, sevgili profesör.

stage sahne hayatı

Everything in life is a stage.

Hayatındaki her şey bir sahne.

stage etap

It's a great rally stage.

Bu harika bir rali etabı.

stage tiyatro

NEW HAVEN THEATRE STAGE ENTRANCE

NEW HAVEN TİYATROSU SAHNE GİRİŞİ

stage yönlendirmek

That's a stage direction.

Bu sahne yönü sadece.