English-Turkish translations for star:

yıldız, yıldızlı · star · yıldız olmak · yıldızlamak · büyük · parlak · yıldız yapmak · ünlü, ünlüler · şans · başrol · kuzey yıldızı · önemli · meşhur · yıldız şekli · başrolde oynamak, başrolde oynatmak · yıldızlık · en iyi olan · other translations

We also found translations for word star in Turkish.

star yıldız, yıldızlı

She looks great, your new girlfriend, almost like a movie star.

Yeni kız arkadaşın harika görünüyor neredeyse tıpkı bir film yıldızı gibi.

Mother. You will always be a star in my eyes.

Anne, sen her zaman benim gözümde bir yıldız olacaksın.

You know, this is his silver star

Biliyor musunuz, bu onun gümüş yıldızı

Click to see more example sentences
star star

But I don't want to talk about High Star anymore.

Ama artık High Star hakkında daha fazla konuşmak istemiyorum.

He's gonna make her a big star?

Kızı büyük bir star yapacak?

American champion William Star.

Amerikan şampiyonu William Star.

Click to see more example sentences
star yıldız olmak

He wants to be a movie star, and I wanna make him one!

Bir film yıldızı olmak istiyor ve ben de onu bir yıldız yapacağım!

You could have at least made me a star here.

En azından beni burada bir yıldız yapmış olabilirsin.

You abandoned them to become a rock star.

Rock yıldızı olmak için onları terk ettin.

Click to see more example sentences
star yıldızlamak

Everything else is so different but it's the same sky, the same stars.

Ama diğer her şey çok farklı. Gökyüzü ve yıldızlar ise aynı.

Moon and stars.

Ay ve yıldızlar.

The stars. So beautiful.

Yıldızlar o kadar güzel ki.

Click to see more example sentences
star büyük

What, am I not a big enough star for you anymore?

Artık senin için yeterince büyük bir yıldız değil miyim?

You'll be a big star tonight.

Akşam büyük bir yıldız olacaksın.

It's gonna make me a huge star.

Beni çok büyük bir yıldız yapacak.

Click to see more example sentences
star parlak

Star light, star bright First star I see tonight

Işıklı yıldız, parlak yıldız. Bu gece gördüğüm ilk yıldız.

And tonight, there's a bright new star shining in Heaven.

Bu gece, cennette yeni, parlak bir yıldız parlıyor.

I'm a big, bright, shining star.

Ben büyük parlak bir yıldızım.

Click to see more example sentences
star yıldız yapmak

You are a movie star because I made you a movie star.

Ben bir film yıldızı yaptı, çünkü bir film yıldızı vardır.

Well, that made him a star.

Bu onu bir yıldız yaptı.

And they'll make you a star

Ve seni bir yıldız yaparlar

Click to see more example sentences
star ünlü, ünlüler

But, um, his dad's a really famous movie star, right?

Ama babası çok ünlü bir film yıldızı değil mi?

I'm not a "Star," just a regular famous actor.

Ben "yıldız" değilim. Sadece sıradan ünlü bir aktörüm.

You're a big star now, and I'm just an ordinary girl.

Artık sen çok ünlü bir yıldızsın. Ve ben sadece sıradan bir kızım.

Click to see more example sentences
star şans

It's not his lucky star.

Bu onun şans yıldızı değil.

Maybe that's his lucky star.

Belki de bu onun şans yıldızıdır.

It's my lucky star.

Bu benim şans yıldızım.

Click to see more example sentences
star başrol

Starring the author and composer George M. Cohan.

Başrol, yazar ve besteci George M. Cohan.

Starring Zach Harper and Laurel Simon.

Başrol oyuncuları Zach Harper ve Laurel Simon.

She's starring in somebody else's diary now.

O artık bir başkasının günlüğünde başrol oynuyor.

Click to see more example sentences
star kuzey yıldızı

A little girl that's big a northern light a rising star

Küçük bir kızda büyük bir yetenek bir kuzey ışığı yükselen yıldız

No more boring North Star and grey old Southern Cross.

O sıkıcı Kuzey Yıldızı, eski ve gri Güney Haçı yok artık.

The North Star?

Kuzey Yıldızı mı?

Click to see more example sentences
star önemli

She is a star. That's all that matters.

Kız bir yıldız, önemli olan da bu.

So the five-star hotel is more important?

Yani beş yıldızlı otelde çalışmak daha önemli?

I think first and foremost, you have to pick a star.

Bence önce ve en önemli olarak bir star seçmelisin.

Click to see more example sentences
star meşhur

Being married to a famous star.

Meşhur bir yıldızla evli olmak.

Excuse me, sir, but you are, are you not, "Wyoming Bill" Kelso, the famous film star?

Beni affedin efendim ama Siz meşhur film starı "Wyoming Bill" Kelso değil misiniz?

Not a star, but ambitious.

Meşhur değil ama hırslı.

Click to see more example sentences
star yıldız şekli

She had blue eyes and these little star earrings.

Mavi gözleri vardı ve yıldız şeklinde küçük küpeleri.

There's a star-shaped thing taped under the kitchen table.

Mutfak masasının altına bantlanmış yıldız şeklinde bir şey var.

Finally, we have a star-shaped drum.

Sonda, yıldız şeklinde bir davulumuz var.

Click to see more example sentences
star başrolde oynamak, başrolde oynatmak

Nobody wants to see a movie starring the ugly girl.

Başrolde çirkin bir kızın oynadığı filmi kimse görmek istemez.

Starring dexter morgan as himself?

Başrolde kendini oynayan Dexter Morgan.

Who starred in The Prisoner? McGoohan.

Mahkum" da başrolde kim oynuyordu?

star yıldızlık

The big football star and his vacuous cheerleader girlfriend

Büyük futbol yıldızlığın. Hebenneka amigo kız arkadaşın.

star en iyi olan

The daughter of your best friend and star client.

En iyi arkadaşın ve yıldız müşterinin kızı olan.