English-Turkish translations for stark:

sade · tümüyle · çırılçıplak · kesin · basit · other translations

stark sade

A stark picture of a man in a dangerous psychological state.

Bir adam bir sade resmini tehlikeli bir psikolojik durumda.

Chiana, it's just you, me and Stark.

Chiana, sadece sen, ben ve Stark.

Mr. Stark demands only the highest quality diamonds, the highest karat of gold.

Bay Stark sadece en kaliteli elmasları ve en ayarlı altınları istiyor.

Click to see more example sentences
stark tümüyle

The whole world, Willie Stark.

Tüm dünyaya, Willie Stark.

We've got Stark's entire mainframe, including ARC reactor and armor schematics.

ARC reaktörü ve zırh şemaları dahil Stark'ın tüm ana bilgisayarına sahibiz.

Stark Secure Server: Now transferring to all known receivers.

Stark Güvenli Sunucusu, şu an tüm tanımlı alıcılara transfer ediliyor.

Click to see more example sentences
stark çırılçıplak

And I'm standing there stark-o.

Ve orada çırılçıplak duruyordum.

Stark-naked this time.

Bu sefer çırılçıplak.

stark kesin

Stow it, Stark.

Kes şunu Stark.

stark basit

Upon hearing Jeffers' fighting words, Stark is reported to reply simply, "we'll see".

Jeffers'ın saldırgan sözlerine karşılık Stark "Göreceğiz" diyerek basit bir cevap verdi.