English-Turkish translations for stone:

taştan, taş, taşlı · taşlamak · değerli taş · taşa tutmak · other translations

stone taştan, taş, taşlı

A stone for my father, "a stone for my mother, "another for my country, "and who's the next one for?

Babam için bir taş, "annem için bir taş, "bir tane de ülkem için, diğeri kimin için?

What happened to "two birds, one stone"?

Bir taşla iki kuş" işine ne oldu?

Colonel Young and Chloe are using the communication stones.

Albay Young ve Chloe, haberleşme taşlarını kullanıyorlar.

Click to see more example sentences
stone taşlamak

Yes, there was a man with a limp came here a month ago asking about the stones.

Evet, topallayan bir adam vardı bir ay önce buraya gelip taşlar hakkında sorular sormuştu.

Big stones, trust me.

Büyük taşlar, güven bana.

Aye, but it's just stones, Father.

Evet, ama sadece taşlar, Peder.

Click to see more example sentences
stone değerli taş

Tell him that this stone is precious for me than his life.

De ki; bu taş benim için onun hayatından daha değerli.

No, my treasure is much more precious than stones.

Hayır. Benim hazinem taşlardan çok daha değerli.

A precious stone

Değerli bir taş.

Click to see more example sentences
stone taşa tutmak

Take my stone-carving hand and lead me.

Taş nakşeden elimi tut ve ona götür beni.