English-Turkish translations for stunning:

çarpıcı · çekici · harika · müthiş · muhteşem · güzel · şaşırtıcı · nefis · etkileyici · çok güzel · enfes · other translations

stunning çarpıcı

The place is quite stunning, isn't it?

Oldukça çarpıcı bir yer, değil mi?

Your mother still looks stunning.

Annen hala çarpıcı görünüyor.

Another stunning Joker entrance leaves the crowd speechless.

Bir başka çarpıcı Joker girişinde kalabalığın nutku kesilir.

Click to see more example sentences
stunning çekici

His beloved girlfriend, Wilma Ashton a stunning blonde watched his fatal leap then killed herself.

Sevgili kız arkadaşı, Wilma Ashton Çekici bir sarışın Onun ölümcül atlayışını izledi.

Well, maybe that's why you look so stunning.

Belki de bu yüzden bu kadar çekici görünüyorsundur.

Aside from the incredible ears, she's smart and stunning.

İnanılmaz kulakları olması bir kenara akıllı ve çekici.

Click to see more example sentences
stunning harika

Who is this stunning creature?

Bu harika yaratık da kim?

It's a nice party, beautiful home, stunning daughters.

Harika bir parti, güzel eviniz, büyüleyici kızlarınız.

It's a stunning dress.

O harika bir elbise.

Click to see more example sentences
stunning müthiş

Tanya is a stunning brunette, with a great body and even better technique.

Tanya büyüleyici bir esmer, müthiş bir vücudu ve hatta artık daha iyi teknikleri var.

For Kennedy, a stunning turnaround one week after humiliation in illinois.

Kennedy için, Illinois'deki bozgundan bir hafta sonra müthiş bir başarı.

She is not that stunning!

O kadar müthiş bir kız değil!

Click to see more example sentences
stunning muhteşem

But then you always look stunning.

Ama sen her zaman muhteşem görünüyorsun.

Anyway, my husband thinks you're stunning.

Neyse, kocam muhteşem olduğunuzu düşünüyor.

You look stunning tonight, Dr. Isles.

Bu gece muhteşem gözüküyorsunuz Doktor Isles.

Click to see more example sentences
stunning güzel

Wow! That is one stunning Little black dress.

Bu gerçekten çok güzel, küçük, siyah bir elbise.

It's a nice party, beautiful home, stunning daughters.

Harika bir parti, güzel eviniz, büyüleyici kızlarınız.

Our stunning hostess, tess mercer.

Güzel ev sahibemiz, Tess Mercer.

Click to see more example sentences
stunning şaşırtıcı

This is quite a stunning development.

Bu tamamen şaşırtıcı bir gelişme.

The whole thing is stunning.

Tüm bu şey, şaşırtıcı.

He's stunned, just like us.

O da şaşırdı, aynen bizim gibi.

Click to see more example sentences
stunning nefis

You are a stunning woman.

Sen nefis bir kadınsın.

This stunning belt buckle.

İşte bu nefis kemer tokası.

Your stunning new home.

Nefis bir yeni ev.

stunning etkileyici

I must say, Marguerite, that brooch is stunning.

Söylemem gerekir ki, Marguerite, bu broş etkileyici.

She's still stunning.

Kadın hala etkileyici.

I feel stunning and entrancing

Etkileyici ve büyüleyici hissediyorum

stunning çok güzel

Wow! That is one stunning Little black dress.

Bu gerçekten çok güzel, küçük, siyah bir elbise.

Glorious. Fabulous. Stunning, really.

Görkemli, müthiş, çok güzel gerçekten.

stunning enfes

You look stunning, my lovely Zerlina!

Enfes görünüyorsun, benim hoş Zerlina'm.