English-Turkish translations for such:

böylece, böyle, böylesine, böylesi · çok · bu · öylesine, öyle · o kadar · gibi · sadece · bunun gibi, bu gibi · bu tür · mesela · denli · öylesi · other translations

such böylece, böyle, böylesine, böylesi

Yeah, but you know there's no such thing. There's just people. And they're looking to you for help.

Evet ama böyle bir şey olmadığını biliyorsun sadece insanlar var ve yardım için seni arıyorlar.

I don't think that's such a

Bence böyle bir şey yapma

That's such a small thing.

Böyle küçük bir şey.

Click to see more example sentences
such çok

Mr. Todd, there's a girl who needs my help, such a sad girl and lonely, and beautiful too and

Bay Todd, yardımıma ihtiyacı olan bir kız var. Çok üzgün ve yalnız bir kız, ayrıca çok güzel

He's such a pretty baby!

O çok güzel bir bebek!

I had such a bad dream.

Çok kötü bir rüya gördüm.

Click to see more example sentences
such bu

Oh, you know what? Maybe this isn't such a good idea.

Biliyor musun, belki de bu iyi bir fikir değil.

That's why we're such good friends.

Bu yüzden, bu kadar iyi arkadaşız.

Not everybody thinks that it was such a great idea.

Herkes bunun o kadar mükemmel bir fikir olduğunu düşünmüyor.

Click to see more example sentences
such öylesine, öyle

Is there such a thing here?

Burada öyle bir şey var mı?

There was such a place.

Öyle bir yer vardı.

Oh, you're such a good friend.

Sen ne iyi bir dostsun öyle.

Click to see more example sentences
such o kadar

Actually, you know what? It's not such a bad idea.

Aslında bu o kadar da kötü bir fikir değil.

Listen, maybe it's not such a good idea after all.

Dinle bak, belki gerçekten de o kadar iyi bir fikir değildir.

She's such a beautiful girl, but it's like she just wants to be ugly now.

O kadar güzel bir kız ki, ama sanki artık çirkin olmak istiyormuş gibi.

Click to see more example sentences
such gibi

How could someone like you want to do such a thing?

Sizin gibi biri nasıl böyle bir şey yapmak ister?

Is there such a thing as being nobody?

Hiç kimse olmak gibi bir sey var mi?

Cool drink of water Such a sweet surprise

Serin bir su iç. Tatlı bir sürpriz gibi.

Click to see more example sentences
such sadece

Yeah, but you know there's no such thing. There's just people. And they're looking to you for help.

Evet ama böyle bir şey olmadığını biliyorsun sadece insanlar var ve yardım için seni arıyorlar.

I just don't think it's such a good idea.

Sadece bunun iyi bir fikir olmadığını düşünüyorum.

Yeah, I'm just thinking maybe this trip isn't such a great idea.

Evet, sadece düşünüyorum belki bu tatil o kadar da iyi bir fikir değildir.

Click to see more example sentences
such bunun gibi, bu gibi

That doesn't sound like such a bad idea.

Bu çok kötü bir fikir gibi gelmedi.

So why does it seem such a hard choice, Sam?

Neden bu kadar zor bir seçim gibi görünüyor, Sam?

With such men as these, that is not easy.

Bunlar gibi adamlarla bu hiç kolay değil.

Click to see more example sentences
such bu tür

He has the better voice for such writing.

Bu tür yazılar için daha iyi bir sesi var.

This is such a circus.

Bu bir tür sirk gösterisi.

Oh, that is such crap.

Oh, bu tür bok olduğunu.

Click to see more example sentences
such mesela

It could be a fragment of schist perhaps the ossification of an organic material such as

Kil taşının bir parçası olabilir ya da organik bir maddenin taşlaşmış hali, mesela

Could be a fragment of schist, or perhaps the ossification of an organic material such as

Kil taşının bir parçası olabilir ya da organik bir maddenin taşlaşmış hali, mesela Bu kemik.

But some things are important, Such as loyalty.

Ama bazı şeyler çok önemlidir mesela sadakat.

Click to see more example sentences
such denli

That is why it is such a powerful weapon.

İşte o yüzden, bu denli güçlü bir silahtır.

This is such an extraordinary opportunity, to be this close to a black rhino.

Bir siyah gergedana bu denli yakın olmak çok olağanüstü bir fırsat.

Have you ever seen such a beautiful apple?

Hiç bu denli güzel elma gördün mü?

Click to see more example sentences
such öylesi

Such a bitter thing.

Öylesi acı bir şey.