suggested

Well, actually, Turtle, I was going to suggest a private little dinner party at my restaurant.

Şey, aslında, Turtle, ben de sana restoranımda özel küçük bir akşam yemeği partisi önerecektim.

Then may I suggest a bottle of tequila and an electric toothbrush.

O halde bir şişe tekila ve bir elektrikli diş fırçası öneririm.

Yeah, after me last, me Uncle Terry suggested I make a new start somewhere else.

Evet, son olaydan sonra amcam Terry başka bir yerde, yeni bir başlangıç yapmamı önerdi.

But he suggested it might be a good idea, provided you didn't find me too repulsive, right?

Fakat onun önerdiği de iyi bir fikir olabilir, beni çok iğrenç bulmamanı sağladı, değil mi?

Have you got a better suggestion, then?

Senin daha iyi bir önerin var mı?

I chose the name John Jones for myself and suggested John Smith for Red Tornado.

John Jones adını bizzat kendim seçtim ve John Smith adını Red Tornado'ya önerdim.

Well, we finished dinner and he still wasn't drunk so I suggested a drinking game.

Yemeği bitirdik ve o hala sarhoş değildi, ben de içki oyunu oynamayı önerdim.

Of course, it's just a suggestion.

Tabii ki, bu sadece bir öneri.

That's not a suggestion, it's an order.

Bu bir öneri değil, bir emirdir.

There's a suggestion box behind the seat, Boo Boo.

Koltuğun arkasında bir öneri kutusu var, Boo Boo.