English-Turkish translations for superior:

üstün · üst, üstteki · amir · daha üstün · yüksek · daha iyi · olağanüstü · kibirli · âlâ · other translations

superior üstün

This is definitely stronger than humans, but it's far from superior.

Kesinlikle insanlardan daha güçlü ama üstün olmaktan çok uzak.

I tell you, he's a superior being.

Sana söyleyeyim, o üstün bir varlık.

You were always the superior lawyer.

Sen her zaman üstün avukat olurdun.

Click to see more example sentences
superior üst, üstteki

Colonel O'Neill is first and foremost my superior officer.

Albay O'Neill benim ilk ve önde gelen üst subayım.

He's my superior officer.

O benim üst subayım.

Dr. Burke, you're not using the superior-transseptal approach for the atriotomy, are you?

Dr. Burke, atriotomi için üst transseptal yöntem kullanmayacaksınız, değil mi?

Click to see more example sentences
superior amir

He's your superior!

O senin amirin!

And now Lieutenant Marcus Duvall that's Officer Ray Portnow's superior is coming out of

Ve şimdi de Memur Ray Portnow'un amiri Teğmen Marcus Duvall dışarı çıkıyor

Therefore, I am your superior.

Bu yüzden, Amirin ben oluyorum.

Click to see more example sentences
superior daha üstün

This is definitely stronger than humans, but it's far from superior.

Kesinlikle insanlardan daha güçlü ama üstün olmaktan çok uzak.

You have a superior musician here.

Burada daha üstün bir müzisyen var.

Because it is superior to you.

Çünkü o senden çok daha üstün.

Click to see more example sentences
superior yüksek

A very superior situation, with only two daughters, and very close to Maple Grove.

Çok yüksek bir seviyede,yanlızca iki kızı var ve Maple Grove'a çok yakın.

We need a superior court judge.

Bir yüksek mahkeme yargıcı gerek.

You're a Superior Court judge, Richard.

Sen Yüksek Mahkeme yargıcısın, Richard.

Click to see more example sentences
superior daha iyi

The NSA has superior resources.

NSA'in daha iyi kaynakları var.

Men have far superior hand-eye coordination.

Erkeklerin el-göz koordinasyonu çok daha iyiymiş.

superior olağanüstü

Yes, but we mustn't waste time! a superior brain

Evet ama zaman harcamamalıyız. olağanüstü bir beyin

Haddock's a very superior fish, Nigel.

Mezgit olağanüstü bir balıktır, Nigel.

superior kibirli

That's my dream not for sport, just for their general superior attitude.

Bu benim hayalim, spor için değil, sadece onların genel kibirli duruşları için.

superior âlâ

I am still your superior.

Ben hâlâ senin üstünüm.