English-Turkish translations for support:

destekli, destek · destek olmak · desteklemek, destekleyici · yardım · bakmak · arka · destekleme · kaldırmak · yardımcı oyuncu · yardım etmek · savunmak · çekmek · tutmak · dayanmak · yatak · dayanak · destekçi · cesaret vermek · other translations

support destekli, destek

This is a highly unusual relationship, and that's what this support group is for.

Bu son derece sıra dışı bir ilişki ve bu destek grubu da bunun için var.

I wanted to support you.

Sana destek olmak istedim.

Now we're a support system?

Şimdi destek sistemi mi olduk?

Click to see more example sentences
support destek olmak

Yeah, but my gosh, this is a big night for Adam and Crosby, we gotta be there to support 'em.

Evet, ama tanrım, o gece Adam ve Crosby için çok önemli. Onlara destek olmak için orada olmalıyız.

People here gave me a lot of support.

Burada ki insanlar bana çok destek oldu.

As his wife, you should support him, too.

Karısı olarak, sen de ona destek olmalısın.

Click to see more example sentences
support desteklemek, destekleyici

Whatever you do, for a long time to come, your father is gonna be there to support you.

Ne yaparsan yap, uzun bir süre için senin baban, seni desteklemek için orada olacak.

I'd like something a little more supportive and generous.

Biraz daha destekleyici ve cömert bir şey istiyorum.

How many people support us?

Bizi kaç kişi destekliyor?

Click to see more example sentences
support yardım

He really deserves all your help and support.

Gerçekten, tüm yardım ve desteği hak ediyor.

Well, it is a support group for loss, so, technically

Bu kaybedenler için bir yardım grubu. Teknik olarak

Hello, Comfort Support Line.

Alo, Yardım Destek Hattı.

Click to see more example sentences
support bakmak

Look, I just need a little support, okay?

Bak, sadece biraz destek gerek, tamam mı?

I have a wife and daughter to support!

Bakmam gereken bir karım ve kızım var!

Is this farm too poor to support us all?

Bu çiftlik bize bakmak için çok mu fakir?

Click to see more example sentences
support arka

If you were forced to escape, gaeta and zarek must've had substantial support.

Kaçmak zorunda kaldıysanız, Gaeta ve Zarek'in arkasında büyük bir destek olmalı.

Hey, who is supporting you?

Hey, senin arkanda kim var?

You got full support.

Arkanda tam destek var.

Click to see more example sentences
support destekleme

One day I'll stop supporting you

Bir gün seni desteklemeyi bırakacağım.

Good idea, Burski likes to support young talent.

İyi fikir, Burski genç yetenekleri desteklemeyi sever.

Each one terraformed, a process taking decades to support human life. To be new Earths.

Her biri onlarca yıl alan bir süreçle insan hayatını desteklemeleri için yeniden şekillendirildi.

Click to see more example sentences
support kaldırmak

Jeremy was on life support for a few days, but he died.

Jeremy bir kaç gün hayat destek ünitesinde kalmış, ama ölmüş.

Where's my air support?

Hava desteği nerede kaldı?

Only Akbari's supporters remain.

Sadece Akbari'nin destekçileri kaldı.

support yardımcı oyuncu

Maybe I'm not just the supporting player after all.

Belki de ben sadece yardımcı oyuncu değilimdir.

You also have a strong supporting cast.

Ayrıca çok güçlü yardımcı oyuncuların var.

The nominees for best supporting actress are

En iyi yardımcı kadın oyuncu adayları

support yardım etmek

He really deserves all your help and support.

Gerçekten, tüm yardım ve desteği hak ediyor.

She supported me, encouraged me and helped me.

Beni destekledi, yüreklendirdi ve bana yardım etti

Help, I need some male support.

Yardım et, erkek desteği gerekiyor.

support savunmak

But without United Nations support, Eden leaves himself vulnerable.

Fakat Birleşmiş Milletler'in desteği olmadan, Eden savunmasız kalır.

The tip supports his defence.

İhbar onun savunmasını destekliyor.

support çekmek

America deliberately withdrew all the support.

Amerika kasti olarak tüm desteğini geri çekti.

Pull in you relbow for support.

Destek almak için dirseğini içeri çek.

support tutmak

Princess Sparkles is here for emotional support, helping to cushion me before the fall.

Prenses Parıltı duygusal destek için burada, düşmeden önce beni tutmak için.

Short term, Connie would have mourned, but she has a support system.

Kısa vadede Connie yas tutacaktı ama onun destek sistemi var.

support dayanmak

General, the island won't Iast five days without fleet support.

General, bu ada filo desteği olmadan beş gün bile dayanamaz.

support yatak

You know one of those new Duxiana beds with the adjustable lumbar support

Şu yeni Duxiana yatakları var ya Hani ayarlanabilir bel desteği olan

support dayanak

Well, the rumors have no scientific support Dr. Granado.

Söylentilerin bir bilimsel dayanağı yok Dr. Granado.

support destekçi

Uh, s-supporter friend, Zach Anderson, let us borrow it.

Destekçi bir arkadaştan,.. Zach Anderson, ödünç almamıza izin verdi.

support cesaret vermek

Of course my role was to support and encourage him.

Tabii ki benim rolüm ona destek ve cesaret vermekti.