English-Turkish translations for surprise:

sürpriz · şaşırtmak, şaşırtıcı · sürpriz yapmak · süpriz · beklenmedik · şaşkın, şaşkınlık · şaşırma · baskın · hayrete düşürmek · hayret · gafil · other translations

surprise sürpriz

mr. and mrs. kent, i know that this is as much a surprise for you as it is for me.

Bay ve Bayan Kent, Biliyorum bu sizin için olduğu kadar da benim için de bir sürpriz.

Well, sir, this is a surprise.

Efendim bu bir sürpriz oldu.

Ladies and gentlemen, chocolate surprise.

Bayanlar ve baylar, çikolata sürprizi.

Click to see more example sentences
surprise şaşırtmak, şaşırtıcı

Is that really such a surprise, Doctor?

Bu gerçekten bu kadar şaşırtıcı Doktor?

Well, it's not really surprising, is it?

Pek de şaşırtıcı değil, değil mi?

That surprised me.

Bu beni şaşırttı.

Click to see more example sentences
surprise sürpriz yapmak

It's not your birthday for another seven minutes but I wanted to surprise you.

Doğum günün yedi dakika sonra aslında ama sana sürpriz yapmak istedim.

I wanted to surprise you, but it's turned into a complete disaster.

Sana sürpriz yapmak istedim, ama tam anlamıyla bir felakete dönüştü.

Want to give me a big surprise?

Bana büyük bir sürpriz yapmak için mi?

Click to see more example sentences
surprise süpriz

Well, it's not really that big of a surprise, is it?

Eh, bu çok büyük bir süpriz olmadı, değil mi?

No, it's it's just a surprise.

Hayır sadece bu büyük bir süpriz.

It's a surprise for me isn't it?

Benim için süpriz oldu değil mi?

Click to see more example sentences
surprise beklenmedik

There's always something to surprise you.

Her zaman beklenmedik bir şey vardır.

What a pleasant and unexpected surprise.

Ne beklenmedik ve hoş bir sürpriz.

This is an unexpected surprise.

Bu beklenmedik bir sürpriz.

Click to see more example sentences
surprise şaşkın, şaşkınlık

Now that's real surprise.

İşte gerçek şaşkınlık bu.

No. He was truly surprised.

Hayır, o gerçekten şaşkındı.

So, the guest enters and everyone is surprised, especially the host.

Misafir içeri giriyor, herkes şaşkın, özellikle de ev sahibi.

Click to see more example sentences
surprise şaşırma

Yeah, thank you, I'm surprised, I'm don't be surprised, you've earned it.

Evet, teşekkür ederim, çok şaşırdım, ben şaşırma, bunu bunu hak ettin.

Not all that surprising, Red Arrow is my nephew.

O kadar şaşırma, Red arrow benim yeğenim.

Okay, don't look so surprised.

Tamam, o kadar da şaşırma.

Click to see more example sentences
surprise baskın

'Something of a surprise perhaps, but cool under pressure normally.

'Sürpriz bir şey belki ama baskı altında genelde sakin.

Surprise inspection, ladies!

İnceleme baskını, bayanlar!

Mr. Ambassador, this proposal this surprise attack it's

Sayın Büyükelçi, bu öneri baskın saldırı bu

surprise hayrete düşürmek

St. Anthony's surprising strength has everybody in the stadium flabbergasted.

St. Anthony'nin şaşırtıcı gücü stadyumda herkesi hayrete düşürmüş durumda.

surprise hayret

St. Anthony's surprising strength has everybody in the stadium flabbergasted.

St. Anthony'nin şaşırtıcı gücü stadyumda herkesi hayrete düşürmüş durumda.

surprise gafil

I wasrt surprised, I was blindsided.

Ben şaşırmadım. Ben gafil avlandım.