English-Turkish translations for swimming:

yüzme · yüzen · sulu · other translations

swimming yüzme

You know, I don't know if I ever told you this before but I can't even swim, babe.

Biliyor musun, sana bunu daha önce söyledim mi bilmiyorum, ama ben yüzme bilmiyorum, bebeğim.

I once had a huge property swimming pool, tennis court, waterfall.

Bir zamanlar koca bir mülküm vardı yüzme havuzu, tenis kortu, şelale.

Come swimming tomorrow.

Yarın yüzmeye gel.

Click to see more example sentences
swimming yüzen

Well, yesterday morning some kids swimming in the East River found a body.

Dün sabah Doğu Nehri'nde yüzen bazı çocuklar bir ceset bulmuşlar.

Is that arm good enough to swim?

Kolun yüzmek için yeterince iyi mi?

Swimming with sharks, for me that is the ultimate.

Köpekbalıkları ile yüzmek, benim için bu en üst seviye.

Click to see more example sentences
swimming sulu

Water and geese swimming, Yes. and a lot of weeds.

Su ve kazlar yüzüyor, Evet. ve bir sürü ot.

Mario teaches me to swim under water.

Mario bana su altında yüzmeyi öğretiyor".

There's not enough water to swim.

Yüzmeye yetecek kadar su yok.

Click to see more example sentences