English-Turkish translations for system:

sistemli, sistem · düzen · yol · vücut · sitem · yapı · yöntem · kural · organizma · · tesisat · evren · other translations

system sistemli, sistem

Listen, I've come to tell you something very important about this system.

Dinle, bu sistem hakkında sana çok önemli bir şey söylemeye geldim.

This mystery weapon has struck in a dozen systems, and disappeared without a trace.

Bu gizli silah bir düzine sisteme saldırdı ve hiç iz bırakmadan kayboldu.

Boys, the system is in place for a reason.

Çocuklar, bu sistem bir sebepten dolayı var.

Click to see more example sentences
system düzen

It's their system, and it's one that works.

Bu onların düzeni ve çok iyi çalışıyor.

All of us together, working for an entirely new life system!

Hepimiz birlikte... .tamamen yeni bir hayat düzeni için çalışıyoruz!

It has given me an entirely new life system.

Bana tamamen yeni bir hayat düzeni verdi.

Click to see more example sentences
system yol

There is a way around this system.

Bu sistemin etrafında bir yol var.

Matt Chambers may have found a way to beat the system but so have I.

Matt Chambers, sistemi alt etmenin bir yolunu bulmuş olabilir. Ama ben de buldum.

There are thousands of star systems along this path.

Bu yol boyunca binlerce yıldız sistemi var.

Click to see more example sentences
system vücut

A cybernetic body fused with a human neural system

İnsan sinir sistemi ile kaynaşmış sibernetik bir vücut

She obviously has a strong immune system.

O belli ki güçlü bir vücut direncine sahip.

Systemic vasculitis can cause lesions and inflammations throughout the body.

Sistemik vaskülit vücutta lezyonlar ve iltihaplara sebep olabilir.

Click to see more example sentences
system sitem

Now your immune system tries a completely different approach.

Şimdi bağışıklık sitemi tamamen farklı bir yol deniyor.

Weapons systems activated.

Silah Sitemleri devrede.

Defense grids, weapons systems and communications

Savunma sitemleri, silah sistemleri ve haberleşme

Click to see more example sentences
system yapı

Full surveillance package address, structural blueprints, security system, activity logs for his staff

Tam güvenlik paketi, adresi, yapısal planlar, güvenlik sistemi, adamlarının faaliyet kayıtları.

For apartment buildings and other large structures, Jacque has devised a cybernated construction system.

Apartman binaları ve diğer büyük yapılar için Jacque, sibernetik inşaat sistemi tasarladı.

His endocrine system and physical body

Onun hormon sistemi ve fiziksel yapısı

Click to see more example sentences
system yöntem

It's not gambling, it's a system.

Kumar değil bu, bir yöntem.

Ah, yes, Marshall's system.

Ah tabii, Marshall'ın yöntemi.

Sammy Jankis had the same problem but he really had no system.

Sammy Jankis'in de aynı sorunu vardı, ama bir yöntemi yoktu.

system kural

We're following a specific set of rules and playing a system.

Belirli kuralları takip ediyoruz ve bir sisteme göre oynuyoruz.

Basic Three Laws operating system.

Temel Üç Kural işletme sistemi.

system organizma

This organism possesses a very sophisticated nervous system.

Bu organizma çok karmaşık bir sinir sistemine sahip.

system

System architecture. Networking and security.

Sistem mimarisi, kurmak ve güvenlik.

system tesisat

A new heating and cooling system, retrofitting, imported pre-stressed l-beams, architectural flooring.

Yeni bir ısıtma ve soğutma sistemi, tesisatın yenilenmesi, sanatsal zemin ve yeni kirişler.

system evren

The universe is a vast and complex system.

Evren çok büyük ve karmaşık bir sistem.