talked

I'm really sorry about last night, but there's something I want to talk to you about.

Dün gece için gerçekten özür dilerim, ama seninle konuşmam gereken bir şey var.

Police don't believe me, you don't believe me, so tell me, what do you want to talk about?

Ne polis ne de sen bana inanıyorsun, bu yüzden söylesene, ne hakkında konuşmak istiyorsun?

There's something I want to talk to you about something very important.

Seninle konuşmak istediğim bir şey var çok önemli bir şey.

Which is good for me, because I actually wanna talk to you about something.

Bu benim için iyi bir şey. Çünkü seninle bir şey hakkında konuşmak istiyorum.

If you want to talk about something else, we can talk about something else.

Eğer başka şeyler hakkında konuşmak istersen, o zaman başka şeyler hakkında konuşuruz.

That's great, actually, Because I wanted to talk to you about something else.

Bu harika ama aslında ben sizinle başka bir şey konuşmak istiyordum.

Okay, listen, I really don't want to talk about this right now, okay?

Bak, dinle, şu an bunun hakkında konuşmak istemiyorum, tamam mı?

I want you to see other things, different, new things, talk to different people.

Başka şeyler görmek istiyorum, farklı, yeni şeyler farklı insanlarla konuşmak istiyorum.

Oh, I think you and I are gonna have a nice long talk.

Bence sen ve ben uzun ve güzel bir konuşma yapacağız.

I'll tell you one thing and this is very hard nobody wants to hear you talk.

Sana tek bir şey söyleyeceğim bu da çok zor bir şey kimse konuşmanı dinlemek istemiyor.