English-Turkish translations for task:

görev · · vazife · suçlamak · other translations

task görev

Yes, the task force is risky, but it gives us a chance to do a lot of good in the community.

Evet, Özel görev kuvveti riskli bir şey ama kuvvet bize toplumda daha çok iyi şey yapmamız için bir şans veriyor.

There a task force going after this Elias? Or is it just you, detective?

Bu Elias'ın peşinde bir görev kuvveti mi var, yoksa sadece sen misin, dedektif?

I gave you a more important task.

Sana daha önemli bir görev vermiştim.

Click to see more example sentences
task

That's why I'm keeping you together for a much more important task.

İşte bu yüzden çok daha önemli bir görev için sizi bir arada tutuyorum.

Katie, I've got a new task for you.

Katie, senin için yeni bir işim var.

That's why we formed the Leslie Knope emotional support task force.

İşte bu yüzden Leslie Knope duygusal destek görev gücünü kurduk.

Click to see more example sentences
task vazife

Elena it's no easy task being an ordinary parent to an extraordinary child.

Elena "Olağanüstü bir çocuğa olağan bir ebeveyn olmak kolay bir vazife değildi.

It's no easy task being an ordinary parent to an extraordinary child.

Olağanüstü bir çocuğa olağan bir ebeveyn olmak kolay bir vazife değildi.

Tonight, that enviable task. will fall to the ever-charming, ever-distinguished Brian ladies and gentlemen.

Bu gece, bu kıskanılacak vazife çekici ve seçkin Brian'a düşüyor bayanlar ve baylar.

Click to see more example sentences
task suçlamak

Some kind of organized crime task force?

Bir çeşit organize suçla mücadele görevi.