English-Turkish translations for tell:

söylemek · anlatmak · demek · yapmak · bildirmek, bilmek · sır söylemek · göstermek · saymak · haber vermek · birer birer saymak · ifade etmek · seçmek · itiraf etmek · olduğu gibi anlatmak · other translations

tell söylemek

And, listen, there's one more thing there's one more thing I have to tell you.

Ve, dinle, bir şey daha var sana söylemem gereken, bir şey daha var.

Right now, I want to tell you something. What?

Şu anda, sana bir şey söylemek istiyorum.

Because I have to tell you something.

Çünkü sana bir şey söylemem gerek.

Click to see more example sentences
tell anlatmak

And this time, tell me everything!

Ve bu sefer, bana her şeyi anlat!

Then tell me one.

O zaman anlat bana.

Tell it to me again.

Bunu bana tekrar anlat.

Click to see more example sentences
tell demek

Because I want to tell you something and I think you know what I mean.

Çünkü sana bir şey söylemek istiyorum ve bence ne demek istediğimi biliyorsun.

Didn't I tell you?

Ben sana demedim mi?

At least that's what people tell me.

En azından insanlar bana böyle diyor.

Click to see more example sentences
tell yapmak

Look, you have things to do and they're very important things and I can't tell you not to do them.

Bak, senin yapman gereken şeyler var ve çok önemli şeyler ve ben sana onları yapma diyemem.

You wanna tell us why we're here? Why you're doing this?

Bize neden burada olduğumuzu, bunu neden yaptığını söyler misin?

Want to tell us exactly what we're doing here?

Bize tam olarak burada ne yaptığımızı söyleyecek misin?

Click to see more example sentences
tell bildirmek, bilmek

So tell me, how is it that you know so much about me and I know nothing about you?

Yani, söyle bana bu Hakkımda çok biliyorum nasıl ve senin hakkında bir şey biliyor musun?

I can't even tell you why that's so important.

Neden bu kadar önemli olduğunu sana anlatamam bile.

And you know, I'm only telling you this because we're such good friends.

Ve biliyor musunuz, Bunu size sadece çok iyi... .arkadaş olduğumuz için söylüyorum.

Click to see more example sentences
tell sır söylemek

What I need to tell you is secret and really important.

Sana söylemem gereken şey bir sır ve gerçekten önemli.

I've got to tell you a secret.

Sana söylemem gereken bir sır var.

Tell me another secret.

Başka bir sır söyle bana.

Click to see more example sentences
tell göstermek

Tell you what, you show me yours and I show you mine.

Bak, sen bana seninkini göster ben de sana benimkini göstereyim.

Tell me more, please show me

Anlat bana daha lütfen göster bana

Show and tell, Susan.

Göster ve anlat, Susan.

Click to see more example sentences
tell saymak

Think of any number between one and a million and I'll tell you what it is.

Bir ile bir milyon arasında bir sayı düşün bende sana onun ne olduğunu söyleyeyim.

Tell us a number between one and three

Bize bir ile üç arasında bir sayı söyle.

Tell me, Mr. Flynn, when did you become such a people person?

Söyle bana, Sayın Flynn, ne zaman oldunuz Böyle bir kişi kişi?

Click to see more example sentences
tell haber vermek

I'll tell her the bad news.

Kötü haberi ona ben veririm.

Boys, tell me some good news.

Çocuklar, bana iyi haber verin.

Oh, did Anita tell you the news?

Oh, Anita sana haberi verdi mi?

Click to see more example sentences
tell birer birer saymak

Think of any number between one and a million and I'll tell you what it is.

Bir ile bir milyon arasında bir sayı düşün bende sana onun ne olduğunu söyleyeyim.

Tell us a number between one and three

Bize bir ile üç arasında bir sayı söyle.

Tell me, Mr. Flynn, when did you become such a people person?

Söyle bana, Sayın Flynn, ne zaman oldunuz Böyle bir kişi kişi?

Click to see more example sentences
tell ifade etmek

Tell me what you want, what I mean to you.

Söyle ne istiyorsun, senin için ne ifade ediyorum?

What does that tell you?

Bu sana ne ifade ediyor?

Tell me, John Q, Jane Q, what does Valentine's Day mean to you?

Söyleyin bana John Q, Jane Q, Sevgililer Günü size ne ifade ediyor?

Click to see more example sentences
tell seçmek

That's the story you chose to tell?

Sen de anlatmak için bu hikâyeyi mi seçtin?

Go tell Hideo he should be more selective!

Git de Hideo'ya daha seçici olmasını söyle!

tell itiraf etmek

Dougie I gotta tell you, man, this was a gorgeous wedding.

Dougie, itiraf etmeliyim ki, harika bir düğün oldu, adamım.

Admit it. Tell him.

İtiraf et, söyle hadi.

tell olduğu gibi anlatmak

Tell him everything, just as it was.

Ona her şeyi, olduğu gibi anlat.

George tells me that you're like him.

George bana senin de o gibi olduğunu anlattı.