English-Turkish translations for tennis:

tenis · tenis kortu · tenisçi · other translations

tennis tenis

Okay, so what's the difference between a big tennis practice and a regular tennis practice?

Peki büyük bir tenis egzersizi ile sıradan bir tenis egzersizi arasındaki fark nedir?

I taught you tennis because it's a beautiful game.

Sana tenisi öğrettim çünkü çok güzel bir oyun.

She likes tennis and she has a dog named Trudy.

Tenisi seviyor, bir de Trudy adında bir köpeği var.

Click to see more example sentences
tennis tenis kortu

Martin, your grandfather has a swimming pool, two tennis courts, and a sauna on his property.

Dedenlerin orada bir yüzme havuzu, iki tenis kortu ve bir de sauna var Martin.

Well, this isn't a tennis court.

Burası bir tenis kortu değil.

Near the tennis courts, george realized he was perhaps doing something stupid.

Tenis kortu yakınlarında fark etti belki de aptalca bir şey yapıyordu.

Click to see more example sentences
tennis tenisçi

That tennis player, Kim Sae Hyun, used to date Gong Chan right?

O tenisçi, Kim Sae Hyun, önceden Gong Chan ile çıkıyordu, değil mi?

The actress or the tennis player?

Aktris mi yoksa tenisçi mi?

How's the tennis elbow, Monty?

Tenisçi dirseğin nasıl Monty?

Click to see more example sentences