English-Turkish translations for than:

-den · -dan · daha · fazla · dan · den · oranla · hariç · other translations

than -den

It's not a good job because I'm better than that, and you know I'm better than that.

Benim için iyi bir değil çünkü bundan daha iyiyim ve daha iyi olduğumu siz de biliyorsunuz.

Like something a little more serious than that.

Bundan biraz daha fazla ciddi bir şey gibi.

No, there's more than that

Hayır, bundan daha fazlası var.

Click to see more example sentences
than -dan

It's not a good job because I'm better than that, and you know I'm better than that.

Benim için iyi bir değil çünkü bundan daha iyiyim ve daha iyi olduğumu siz de biliyorsunuz.

You think you're better than me, that it?

Benden daha iyi olduğunu düşünüyorsun değil mi?

Please forgive me, but it may be a better horse than your own.

Lütfen beni bağışlayın, ama bu sizinkinden daha iyi bir at olabilir.

Click to see more example sentences
than daha

It's not a good job because I'm better than that, and you know I'm better than that.

Benim için iyi bir değil çünkü bundan daha iyiyim ve daha iyi olduğumu siz de biliyorsunuz.

Something more important than me?

Benden daha önemli bir şey mi?

But you know that better than I.

Ama bunu benden daha iyi biliyorsun.

Click to see more example sentences
than fazla

You know what, right now, more than anything, I just need a quiet night alone.

Ne var biliyor musun? Şu anda, her şeyden fazla ihtiyacım olan şey sessiz ve yalnız bir gece.

Now more than ever.

Şimdi çok daha fazla.

More than me, father.

Benden daha fazla baba.

Click to see more example sentences
than dan

In this country, there is someone more important than God.

Bu ülkede Tanrı'dan çok daha önemli biri var.

This is much better than Italy.

Bu, İtalya'dan çok daha iyi.

That's more important than Jim Garrison.

Bu, Jim Garrison'dan daha önemli.

Click to see more example sentences
than den

I mean, you're beautiful, but you're so much more than that.

Demek istediğim, sen güzelsin, ama ondan çok daha fazlasısın.

Nothing is more important than Division.

Hiçbir şey Bölüm'den daha önemli değil.

Better than a dream, huh?

Rüyadan daha iyi demek.

Click to see more example sentences
than oranla

I need you there more than I need you here.

Sana orada burada olduğundan daha çok ihtiyacım var.

That's more people than live there now.

Şu an bundan daha fazla insan orada yaşıyor.

That film playing in there right now, it's better than mine.

O film şu an orada oynuyor benimkinden çok daha iyi.

Click to see more example sentences
than hariç

I've had more affairs than anyone, except maybe Casanova.

Herkesten daha fazla ilişkim oldu. Belki Casanova hariç.