English-Turkish translations for those:

onlar, onca · bunca, bu, bunlar · şunlar · oradaki · other translations

those onlar, onca

I don't know what those people are, but they're not like us, they're different.

Bu insanların ne olduğunu bilmiyorum. Ama onlar bizim gibi değiller, değil mi?

Well those aren't good for him.

Peki bu onun için iyi değildir.

I got one of those too.

Ondan bende de bir tane var.

Click to see more example sentences
those bunca, bu, bunlar

I don't know what those people are, but they're not like us, they're different.

Bu insanların ne olduğunu bilmiyorum. Ama onlar bizim gibi değiller, değil mi?

So, if those boys didn't do it, does that mean this is an open investigation?

Öyleyse, eğer bu çocuklar yapmadıysa, bu bir açık soruşturma demek oluyor?

Behind those walls they tortured and murdered men, women and children.

Bu duvarların arkasında erkek, kadın ve çocuklara işkence ettiler ve öldürdüler.

Click to see more example sentences
those şunlar

Isn't this the house where all those people died a few years ago?

Bir kaç yıl önce şu insanların öldüğü ev değil mi bu?

Oh, those two!

Ah, şu ikisi!

Everybody's here for you, except probably those two.

Herkes senin için burada, şu ikisi hariç.

Click to see more example sentences
those oradaki

I went to the house, and Clyde wasn't home, but Mark was there, and he killed all those people!

Ben eve gittim, Clyde evde değildi, ama Mark oradaydı ve bütün o insanları Mark öldürdü!

Those people are all alive so the evidence is still there.

Tüm o insanlar hayatta. Yani kanıtlar da hala orada bir yerlerde.

And if that's not enough, somewhere out there in those woods,

Ve eğer bu yeterli değilse, şu ağaçların orada bir yerlerde,

Click to see more example sentences