English-Turkish translations for though:

ama · yine de · gerçi · da · rağmen · ancak · fakat · sanki · buna rağmen · karşın · her ne kadar · yine olsa da · other translations

though ama

But that's just part of the game though, isn't it?

Ama bu da oyunun bir parçası, değil mi?

I got something else for you, though.

Ama başka bir şey getirdim sana.

But it's good for you, though.

Ama senin için de iyidir.

Click to see more example sentences
though yine de

Well. Guess that's not so bad though, right?

Yine de o kadar kötü değil sanırım, değil mi?

It is fun, though, isn't it?

Yine de çok eğlenceli değil mi?

It's not enough, though, is it?

Yine de yetmedi değil mi?

Click to see more example sentences
though gerçi

It's a good thing though, isn't it?

Gerçi bu iyi bir şey, değil mi?

Yeah, just one thing though.

Evet, ama bir şey var gerçi.

One job though, one job changed all that.

Gerçi bir iş, bir her şeyi değiştirdi.

Click to see more example sentences
though da

I have a girlfriend. Oh, yeah, that's nice too though it's not the same thing, is it?

Benim kız arkadaşım var Evet bu da çok güzel her ne kadar aynı şey olmasa da, değil mi?

And it's not just that, though.

Sadece o kadar da değil.

It's great, though, you know.

Bu harika olsa da, biliyorsun.

Click to see more example sentences
though rağmen

And even though it's only my first day,

Ve bu benim daha ilk günüm olmasına rağmen,

Even though it's a lie, she's really like my daughter.

Yalan olmasına rağmen, o benim gerçek kızım gibi.

Even though she is a modern child, her speech and manners aren't fit for a princess..

Modern bir çocuk olmasına rağmen, konuşması ve davranışları bir prenses için uygun değil..

Click to see more example sentences
though ancak

Yeah, but it's not any time, though.

Evet, ama şu anda herhangi bir zaman değil.

That's easy for me, though.

Bu, benim için kolay, ancak,

He's gonna come back, though, right?

Ancak geri gelecek, değil mi?

Click to see more example sentences
though fakat

But he is dead, though, right?

Fakat o yine de ölü, değil mi?

I still think you're an idiot though.

Fakat hala bir salak olduğunu düşünüyorum.

Though some woman came, but she's got the wrong apartment.

Fakat bir kadın geldi, fakat yanlış daireye gelmiş.

Click to see more example sentences
though sanki

How strange, I feel as though I know everything about you.

Ne garip, hakkınızda her şeyi biliyor gibi hissediyorum. Sanki ben de.

I feel bad for Tommy, though, because this was, like,

Gerçi Tommy için kötü hissediyorum, çünkü bu, sanki,

Uh, still something missing, though.

Ama hala bir şey eksik sanki.

Click to see more example sentences
though buna rağmen

And even though it's only my first day,

Ve bu benim daha ilk günüm olmasına rağmen,

You still believe in me, though, right?

Buna rağmen hala bana inanıyorsun değil mi?

That is not the best thing about L.A., though.

Bu LA hakkında iyi bir şey olmamasına rağmen.

Click to see more example sentences
though karşın

It's nothing against you, though

Sana karşı yapılan bir şey değil.

She's acting weird with him, though, right?

Ona karşı garip davranıyor, değil mi?

Not against each other though.

Birbirlerine karşı değil tabii.

Click to see more example sentences
though her ne kadar

I have a girlfriend. Oh, yeah, that's nice too though it's not the same thing, is it?

Benim kız arkadaşım var Evet bu da çok güzel her ne kadar aynı şey olmasa da, değil mi?

Even though it's fake, it looks pretty.

Her ne kadar sahte olsa da, güzel görünüyor.

And even though it was exciting and fun more than anything. It was a relief.

ve her ne kadar her şeyden daha çok heyecanlı ve eğlenceli olsa da, daha çok bir rahatlamaydı.

Click to see more example sentences
though yine olsa da

He's an old man anyway even though he looks young.

Genç görünüyor olsa da yine de yaşlı bir adam.