English-Turkish translations for thrive:

-d · büyümek · gelişmek · other translations

thrive -d

Now just keep them there until the colony is healthy and thriving.

Şimdi sadece onları orada tut koloni sağlıklı oluncaya ve başarılı olana kadar.

Therefore, if it weren't for him, we wouldn't have today's thriving free-enterprise system.

Bu yüzden, eğer bu onun için olmasaydı, bugünün gelişen hür teşebbüs sistemine sahip olamazdık.

Yes, this is a fertile land, and we will thrive.

Evet, bu verimli bir toprak ve burada gelişeceğiz.

Click to see more example sentences
thrive büyümek

The child thrived And one day, they reunited And they all lived happily ever after.

Çocuk büyüdü ve bir gün yeniden kavuştular ve sonsuza dek mutlu yaşadılar.

The herbivore species that are thriving eat mostly agama beans, soy, anything lysine-rich.

Büyümekte olan otçul türler, çoğunlukla Lysine açısından zengin olan agama ve soya fasulyelerini yiyorlar.

thrive gelişmek

Under the forest canopy thrives a menagerie of weird and wonderful creatures.

Orman örtüsü altında, tuhaf bir hayvanat bahçesi ve harika yaratıklar gelişir.