English-Turkish translations for times:

kez · kere · zaman · defa · günler · kat · other translations

times kez

No, I seen you three times last week and four times this week.

Seni geçen hafta üç kez, bu hafta da dört kez gördüm.

I called you six times, man!

Ben dostum, sana altı kez aradım!

At least ten times.

En azından on kez.

Click to see more example sentences
times kere

I've seen him three times in two days, and I found this under my car.

İki gün içinde onu üç kere gördüm. Bunu da arabamın altında buldum.

He's called me six times.

Beni altı kere aradı.

Three times in one afternoon?

Bir öğleden sonra üç kere mi?

Click to see more example sentences
times zaman

Then perhaps you and I could go and find somewhere quiet and talk about old times.

O zaman belki sen ve ben sakin bir yere gidip eski zamanları konuşabiliriz.

Sort of like old times, isn't it?

Biraz eski zamanlardaki gibi, değil mi?

Both women went to the same hospital but for different programs and at different times.

Evet. İkisi de aynı hastaneye gitmiş, ama farklı zamanlarda farklı programlar için.

Click to see more example sentences
times defa

Yeah, but we just now watched it four times, And I watched it, like, twice at home. Howard:

Evet, ama sadece biz şimdi dört defa izledik, ve ben evde, sanırım, iki kez izledim.

I've called you a couple times.

Seni bir kaç defa aradım.

Yeah, four times.

Evet, dört defa.

Click to see more example sentences
times günler

I've seen him three times in two days, and I found this under my car.

İki gün içinde onu üç kere gördüm. Bunu da arabamın altında buldum.

It'll be like old times again.

Yine eski günlerdeki gibi olacak.

Just like old times, eh, Johnny?

Tıpkı eski günlerdeki gibi, ha Johnny?

Click to see more example sentences
times kat

His name should be three times as large and in a different color.

Onun adı farklı renkte ve üç kat daha büyük olmalı.

Well, that would be seven times longer.

O zaman yedi kat daha uzun olur.

It's a thousand times worse, having to lie for seven years.

Bu bin kat daha kötü yedi yıldır yalan söylemek.

Click to see more example sentences