English-Turkish translations for totally:

tamamen · kesinlikle · tamamıyla · tümüyle · bütünüyle, bütün bütün · bütün olarak · other translations

totally tamamen

But your father's I mean He's been totally innocent in this, and and he's the one that's sick.

Ama baban yani bu olanlarda o tamamen masum ve ve hasta olan da o, değil mi?

It's a long and totally ridiculous story.

Çok uzun ve tamamen saçma bir hikaye.

This is a totally new chemical.

Bu tamamen yeni bir kimyasal.

Click to see more example sentences
totally kesinlikle

Yeah, but that totally wasn't my fault.

Evet, ama o kesinlikle benim hatam değildi.

Because it's totally working.

Çünkü bu kesinlikle işe yarıyor.

Yeah, that's totally fine.

Evet, kesinlikle sorun değil.

Click to see more example sentences
totally tamamıyla

Okay. This is totally my fault.

Tamam, bu tamamen benim hatam.

I'm totally fine, okay?

Ben çok iyiyim tamam mı?

Sarah, you're totally right.

Sarah, sen tamamıyla haklısın.

Click to see more example sentences
totally tümüyle

Oh, god, that just feels like a totally different life.

Oh, Tanrım, bu tümüyle farklı bir hayat gibi geliyor.

It's a totally open investigation, yeah.

Tümüyle açık bir soruşturma, evet.

Well. Not total control.

Tam olarak tüm kontrol değil.

Click to see more example sentences
totally bütünüyle, bütün bütün

Now that's completely and totally wrong because

Şimdi bu tamamen ve bütünüyle yanlış çünkü

In five minutes, the entire city's totally destroyed.

Beş dakika içinde bütün şehir tamamen yıkılmış olacak.

Some wars result in complete and total victory.

Bazı savaşlar tam ve bütün bir zaferle biter.

Click to see more example sentences
totally bütün olarak

In five minutes, the entire city's totally destroyed.

Beş dakika içinde bütün şehir tamamen yıkılmış olacak.

But I wasn't completely and totally repulsed.

Ama tamamen ve bütünüyle alt-üst olmadım.

Completely focused and totally sober.

Bütünüyle konsantre ve tamamen ayık olarak.