English-Turkish translations for training:

eğitim · eğitici · antrenman · çalışma · idman · talim · tatbikat · egzersiz · eğitmen · seminer · antreman · ders · alıştırma · öğretim · kurs · other translations

training eğitim

She has a lovely voice, and with some training she will sing like an angel.

Güzel bir sesi var ve biraz eğitimle bir melek gibi şarkı söyleyecektir.

Looks like some kinda weird training area.

Garip bir eğitim alanı gibi görünüyor.

It's a gift and training.

Bu yetenek ve eğitim.

Click to see more example sentences
training eğitici

This man is a wizard, or command, or trained soldier, he is not Jesus is a damn gypsy.

Bu adam sihirbaz, komando, veya eğitilmiş bir asker değil, Hz. İsa değil, sadece lanet bir çingene.

A trained monkey could do better.

Eğitilmiş bir maymun daha iyisini yapar.

Julia, you are not trained to fight!

Julia, sen savaşmak için eğitilmiş değil!

Click to see more example sentences
training antrenman

They're fat, they smoke, they started training a week ago.

Onlar şişman, sigara içiyor, bir hafta önce antrenmana başladılar.

What are you really training for, Michael?

Sahiden ne için antrenman yapıyorsun, Michael?

What are you training for?

Ne için antrenman yapıyorsun?

Click to see more example sentences
training çalışma

Master, perhaps with more time to train. Master, I need more time.

Usta, belki daha çok çalışmaya, usta, daha çok zamana ihtiyacım var.

Okay, but what about training?

Tamam ama çalışma ne olacak?

What kind of training is that?

Bu nasıl bir çalışma böyle?

Click to see more example sentences
training idman

And I suddenly thought: this is perfect training.

Ve birden düşündüm ki: bu iyi bir idman.

Sorry, but you can't train here anymore.

Üzgünüm ama artık burada idman yapamazsın.

Training starts tomorrow.

İdman yarın başlıyor.

Click to see more example sentences
training talim

A house, a training site, maybe even a power battery.

Bir ev, bir talim sahası, hatta bir güç bataryası.

Rifle training tomorrow evening, Master Selfridge.

Atış talimi yarın akşam Usta Selfridge.

Two years of training, and the fear, the uncontrollable fear

İki yıllık talim ve korku kontrol edilemeyen korku

Click to see more example sentences
training tatbikat

It's a training exercise, that's all.

Bu bir eğitim tatbikatı, hepsi bu.

Isn't this just a training?

Bu sadece tatbikat değil mi?

So it's a training exercise.

O yüzden bu bir eğitim tatbikatı.

Click to see more example sentences
training egzersiz

It's just a routine training exercise.

Sadece rutin bir eğitim egzersizi.

It's an interrogation, not a training exercise.

İyi de, bu bir sorgulama, eğitim egzersizi değil.

We're running a training exercise.

Bir eğitim egzersizi yapacağız.

Click to see more example sentences
training eğitmen

Look, I just haven't been a good listener or a good training officer.

Bak. Ya iyi bir dinleyici ya da iyi bir eğitmen olamadım.

Just a few years, to train somebody.

Sadece birkaç yıl, birini eğitmen için.

She had the best tutors, the best training!

En iyi eğitmenlere ve en iyi eğitime sahipti!

Click to see more example sentences
training seminer

Uh, she's in New York right now for a training seminar.

O şuan da bir eğitim semineri için New York'a gitti.

What is this, an employee training seminar?

Nedir bu? Çalışan eğitim semineri mi?

Training seminar, Captain.

Eğitim semineri, Komiserim.

Click to see more example sentences
training antreman

That's enough training for one day.

Bir gün için bu kadar antreman yeter.

But today's just training.

Ama bugün sadece antreman var.

Meet the Librarians in training, the L.I.T.s, my little lits.

Antreman yapan Kütüphaneciler ile tanışın. A.Y.K. Benim küçük A.Y.K larım.

Click to see more example sentences
training ders

How about some more training?

Biraz daha antrenmana ne dersin?

How about combat training?

Savaş eğitimine ne dersin?

Many years ago I trained under Toda-Sensei

Yıllar önce Toda Sensei'den ders aldım.

training alıştırma

Is this a training exercise?

Bu bir eğitim alıştırması mı?

Your survival training starts right now.

Hayatta kalma alıştırması şimdi başlıyor.

Marvin has potty-trained himself.

Marvin kendini lazımlığa alıştırdı.

training öğretim

Dr. Markway is a trained anthropologist a respected member of a university faculty.

Dr. Markway eğitim görmüş bir antropolog ve üniversitede saygın bir öğretim üyesidir.

training kurs

HRT and terror preparedness training isn't a quick-study course.

HRT ve terörist saldırıya hazırlık eğitimi bir hızlandırılmış kurs değil.