English-Turkish translations for trauma:

travma · sarsıntı · yara · şok · other translations

trauma travma

Before you knock he has been through a severe physical and emotional trauma.

Kapıyı çaldığını önce. O şiddetli bir fiziksel ve duygusal travma, aracılığıyla olmuştur

I've learned a lot about trauma and loss.

Kayıp ve travma hakkında çok şey öğrendim.

She's been through a severe trauma.

Çok ağır bir travma geçirdi.

Click to see more example sentences
trauma sarsıntı

He suffered a concussion and a trauma-induced seizure.

Bir beyin sarsıntısı ve travmaya dayalı nöbet geçirdi.

Brain trauma we operated yesterday.

Beyin sarsıntısı dün ameliyat ettik.

Retrogressive amnesia is totally normal after severe trauma.

Şiddetli bir sarsıntıdan sonra hafıza kaybı normaldir.

Click to see more example sentences
trauma yara

No, no signs of physical trauma.

Yok. Fiziksel yara izi yok.

Trauma to her tongue, Buccal Mucosam and palate Circular abrasions.

Dilinde yara var, Buccal Mucosam ve yanakta dairesel aşınma.

trauma şok

He's in shock but there's no sign of trauma. He's

Şok altında ama travmaya dair bir işaret yok.

Was there a trigger event, trauma, shock?

Tetikleyici bir olay oldu mu, travma, şok?